KEŞFET

Çocuklar Oyuncak Müzesi'ne bayılıyor!

Güncelleme: 01 Nisan 2012 Pazar

Sunay Akın'ın kendi deyişiyle “İlham perilerine ev kurduğu” Oyuncak Müzesi minik misafirlerini bekliyor.

  • *
  • *
  • *
  • *

Sirkeci Garı’nın ve tren yolunun Topkapı Sarayı’nın arazisi içinden geçmesi için korkarak izin isteyen devlet büyüklerine Padişah Abdülaziz şöyle der: "Şömendifer geçecekse göğsümden geçsin" Padişahın bu sözü duyulunca İstanbullular, hem Avrupa yakasında, hem de Anadolu yakasında tren yolunun geçtiği yerlerden arsa alıp köşkler yaparlar. O dönemde Göztepe’de yapılan ve yıllarca bakımsızlıktan harabeye dönen tarihi köşk 20 yıl önce alınır, uzun uğraşlar sonucu restore edilir.

Çocukluğunda annesinin takılarıyla müzecilik oynayan şair ve yazar Sunay Akın, bu tarihi köşkü eski görkemli günlerine döndürmeyi başararak, çocukluğunu geçirmese de bu köşkte çocukluk düşünü gerçekleştirir ve kendi deyişiyle “İlham perilerine ev kurar”: Oyuncak Müzesi.

Yıllardır dünyanın dört bir yanından topladığı oyuncakların arasında çocukluk coşkusunu yaşamaya devam eden Sunay Akın müzecilik oynadığı çocukluk günlerini, müze kurmak için kurduğu hayalleri, uzun yıllar süren müze macerasını anlattı. Günümüz çocuklarını, onların oyunlarını ve oyuncaklarını değerlendirdi…

oyuncak

Oyuncak Müzesi macerası nasıl başladı?
Çocukluğumda babam İstanbul’u öğrenelim ve alışalım diye taşınmadan önce İstanbul’a bir kaç kez getirdi. 6 yaşında, İstanbul anılarımdan en çok etkilendiğim Arkeoloji Müzesi'ydi. Ondan sonra annemin takılarını bir dolap çekmecesinde toplar ve müzecilik oynardım. Yani ben önce müzenin oyuncağını kurdum, sonra da Oyuncak Müzesi'ni.

Almanya’nın Nümberg kentinde bir oyuncak müzesi gördüm ve çok etkilendim. Ondan sonra gittiğim her ülkede önce oyuncak müzelerini arar oldum. 15 yıl önce Berlin’den aldığım bir oyuncakla oyuncak müzesi hayalimi gerçekleştirmek için yola çıktım. 11 yıldır da gittiğim yerlerden aldığım oyuncakları biriktiriyorum.

Müzenin bulunuğu köşkte beklenenin aksine çocukluğunuz geçmedi ama...
Padişah Abdülaziz Sirkeci Garı’nın Topkapı Sarayı’nın içinden geçmesi için izin alan devlet büyüklerine: “Şömendifer geçecekse göğsümden geçsin" der. Padişahın bu sözü duyulunca İstanbullular, tren yolunun geçtiği yerlerden arsa alıp köşkler yaparlar. Burası da o dönemde yapılan bir köşk. Biz 20 yıl önce harap bir haldeyken aldık ve uzun uğraşlar sonunda restore ederek müze yaptık.

Oyuncakları nasıl buluyorsunuz?
Gittiğim ülkelerde antika oyuncak satan mağazalardan, açık arttırmalardan ya da bit pazarlarından. Yanımda götürdüğüm harçlıklarımla hep oyuncak alıyorum.

Çocukların tepkileri nasıl?
Anaokul, ilkokul, ortaokul ve lise öğrencilerinden çok büyük ilgi var. Kuş sürüsü gibi cıvıl cıvıl içeri giriyorlar. Burada gördüklerinden de çok etkileniyorlar. Tarihi, tarihi değerlerin kıymetini bilmenin anlamını kavrıyorlar. Evlerine gittiklerinde oyuncaklarına daha çok değer veriyorlar, başka gözle bakıyorlar.

Zaten burada amacımız sadece oyuncakları vitrinlere dizip sergilemek değil.  Onları düşünmeye yöneltip sorgulamalarını sağlamaya çalışıyoruz. Örneğin savaşla ilgili oyuncakları sergilerken savaşın insanlığa verdiği yıkımları göstermeye çalıştık.

Yetişkinler de ilgi gösteriyor değil mi?
En az çocuklar kadar ilgililer. Burada geçmişlerini, çocukluklarını buluyorlar. Çocuklarıyla daha iyi ve sıcak bir iletişim kurma olanağı sağlıyorlar.

“İlham perilerime ev kurdum” diyorsunuz…
Müze mitolojiden gelen anlamıyla, sözcük olarak ilham perisi demektir. Toplumlar müzelerden ilham alırlar. Insanlar önce hayal kurar sonra onu gerçekleştirmeye çalışır. Müzeler, özellikle oyuncak müzeleri hayal kurmanın tarihi anlatırlar. Mesela  burada Apollon 1’in oyuncağı var ama uzaya gitme düşüyle yapılan komik uzay oyuncakları da var.

Dünyadaki diğer oyuncak müzeleriyle karşılaştırırsak?
Batı ülkeleri müzecilik konusunda çok gelişmişler. Ama buna rağmen bizim tarihsel ve kültürel çeşitliliğimiz nedeniyle o ülkelerden gelen konukların bile çok beğendiğini söyleyebilirim. Prag’ta dünyanın en gelişmiş oyuncak müzelerinden birine sahip olan Çeklerin konsolosu müzemizi gezdiğinde hayran kaldı ve “burada doğulu olmanın güzelliği ve zenginliği’ni gördüğünü söyledi.

Bizdeki müzecilik anlayışını nasıl görüyorsunuz?
Avrupa ülkelerinin kentleri hep müzelerle donatılmıştır. Biz dünyanın bu konuda çok fakir ve geri kalmış ülkelerinden biriyiz. Hele İstanbul gibi, kendisi zaten açık müze olan dünyanın en eski kentinin bile tarihi ve kültürel varlıklarını yeterince korumuyoruz.

Müzeler okul kadar önemlidir bence. Okulda öğretilen her şeyi müzelerde bulabilirsiniz... Başka ülkelerde olduğu gibi müzelerde öğrencilere bilim anlatılmalı, tarih anlatılmalı ve yaşatılmalı. Varolan müzeler de iyi işletilmiyor, işini seven, bilen yetkin personel yok. Müzecilik, eserleri raflara dizip tepesine ampüller dikmek demek değil.

Dünün ve bugünün oyuncaklarını karşılaştırırsak?
Eskiden oyunlarda çocuklar hep kahraman rolündeydi. Oysa bugün çoğunlukla oynanan bilgisayar oyunlarında çocuklar o oyunları kurgulayanların figüranı gibiler. Müzeye gelen çocuklar, eskiden oyuncakların daha güzel olduğunu söylüyorlar. Annelerine babalarına onların çocukluklarındaki oyuncakları daha çok beğendiklerini anlatıyorlar. Ben şanslıydım. Babam çok ilgiliydi, oyuncak aldığı zaman bize değil de sanki kendine alır gibi heyecanlanır, o da bizimle oynardı. Gerçi hala oyuncaklara olan ilgisi aynı heyecanla devam ediyor.

Sürekli yapılan bir tartışma var. Bazı oyuncaklar çocuklar için sakıncalı görülüyor, mesela oyuncak silahlar...
Ben oyuncak silahın yasaklanmasına karşıyım. Çünkü bir şeyi yasaklarsan daha cazip kılarsın, özellikle de çocuğa. Anne baba çocuğu oynarken yalnız bırakmamalı. Yasaklamak yerine onlara doğru olan değerleri anlatmalı, silahın ne kadar kötü olduğunu açıklamalı. Yasaklamak ya da böyle oyuncakları almadan bunları söylerseniz sizi dinlemezler. Elini silah yapıp gene oynarlar.

Uygar ülkelerde oyuncaklar anne babalar ve uzmanlar için çocukların düşlerinin, yeteneklerinin gözlemlendiği birer araçtır. Çocukları anlamanın dilidir oyuncaklar. Bizde ise çocuğu anne babadan uzaklaştırmak için kullanılır. Ayak altında dolaşmasınlar diye onlara oyuncak verilir.

Gelecekle ilgili neler düşünüyorsunuz?
Bizde müzeleri devlet ya da holdingler açar. Sivil ve özel müzeciliğin önünü açmak onları çoğaltmak gerekiyor. Ben öncelikle bunun için mücadele ediyorum. Pek çok bireysel koleksiyoncu var. Kapalı kapılar ardında kalan bu değerlerin müzeler aracılığıyla insanlara açılması gerekir. Umudum buraya gelen çocuklar. Ama onların başarılı olabilmesi için bizim çok çalışmamız lazım.

Burada olmasını çok istediğiniz bir oyuncak var mı?
Prosedürlerden kaynaklanan problem nedeniyle 120 gündür gümrükte bekletilen tavus kuşumu istiyorum.

oyuncak1

Çocukluğumuza giden zaman tüneli: Oyuncak Müzesi
Göztepe semtinde Sunay Akın’ın ailesine ait tarihi bir köşkte, 500 metre karelik bir alanda kurulan müzede 1800’lü yıllardan günümüze 4000 adet oyuncak sergileniyor. Müze, tiyatro sahnesi gibi tasarlanmış dekoru, oyuncakların konusuna uygun müzikler ve Sunay Akın şiirleri eşliğinde  sizi bambaşka diyarlara götürüyor.

Oyuncak müzesinin diğer müzelerde rastladığımız ciddi havadan çok farklı bir atmosferi var. Sözgelimi uzay oyuncaklarının olduğu bölümde tavanda yıldızlar yanıp sönüyor. Oyuncak trenlerin olduğu bölüm bir tren kompartımanı şeklinde dekore edilmiş. Sizi sanki oyunun içine davet ediyor. Bir sahne tasarımcısı olan Ayhan Doğan tarafından dekore edilen müzenin her bir odası da tiyatro sahnesi gibi…

Müzenin girişinde bir mahalle oyuncakçısıyla karşılaşıyorsunuz. Eyüp Sultan Camisinin yanında bulunan ve 1950'li yıllara kadar varlığını koruyan Eyüp oyuncakçılığı müzede canlandırılarak yaşatılıyor.

İstanbul'da üretilen teneke oyuncakların kalıpları, Anadolu'nun çeşitli yörelerinden çocukların yaptıkları bez bebekler, tel arabalar ve II. Abdülhamit dönemine ait gölge oyunu kahramanları bu bölümün oyuncakları arasında dikkat çekenler.

Vahşi batı bölümünde yer alan  Kızılderililerin gündelik hayatlarına ilişkin oyuncaklar, kovboy kasabaları, kaleler, western filmlerin sahneleri gibi.

Müzenin birinci katındaki sirk odasında 100 yıl öncesine ait dönme dolaplar, palyaçolar, bebek arabaları, piyanolar, oyuncak okul ve porselen bebekler sergileniyor.

Müzenin belki de en etkileyici bölümü müzenin 2. katında yer alıyor. Yaralı askerler, onları tedavi eden doktorlar, cephedeki askerlerin günlük yaşamına dair yani mektup yazan, yıkanan, yemek yiyen, ekmek kesen, postalını boyayan oyuncak askerler… Savaşın öldürmek dışındaki insani boyutunu anlatan bu savaş manzaraları aynı zamanda savaşları eleştiren bir kompozisyonda yer alıyor.

Noel Baba, Süpermen, Batman ve Cinderella gibi masal kahramanlarının oyuncaklarının yanında bu katta bir de uzay odası bulunuyor. İnsanların daha uzaya gitmeden önce hayal ürünü olarak yaptığı oyuncaklar bile var.
  
Müzenin bodrum katı ise bir denizaltının içini merak edenler için hoş bir sürpriz olabilir.
Müzenin en eski oyuncakları, 1817 yılında Fransa'da yapılmış olan bir keman ve 1820 yılında Amerika'da yapılan bir bebek. Sizi bir zaman tünelindeymişçesine başka diyarlara, başka dönemlere götürecek olan müzede daha dört bin adet oyuncak yer alıyor, yani anlatmakla bitmez. İyisi mi siz bir an önce ziyaret edin ve çocukluğunuza doğru yapacağınız bu yolculuğu kaçırmayın…

Müze, Pazartesi hariç haftanın diğer günleri sabah saat 09.30 – 19.00 arasında açık.

Sinan Biçici

Adres: Ömerpaşa Cad. Dr. Zeki Zeren Sok. No: 17, Göztepe
Telefon: +90 216 359 45 50

oyuncak-muzesi-sahane-
Bu yorumu oyla x.png
Bu yorum yardımcı oldu mu?
Çok yardımcı Yardımcı Biraz yardımcı Hiç yardımcı değil
Mesaj Gönder x.png
Mesaj Başlığı:
Mesaj İçeriği:
Yoruma Cevap Yaz x.png
Mesaj İçeriği:
Bu yorumu editöre bildir x.png
Bu yorumun bildirilme sebebi?
Uygunsuz içerik var
Yorum birden fazla post edilmiş
Hakaret/yanıltıcı bilgi var
istanbul.com kurallarına uymuyor
12 YORUM -
avatar01.jpg
seccel1
14.12.2010 Salı . 02:31
UserOnline.gif
 Giden arkadaşlarımızdan çok güzel yorumlar aldık, en kısa zamanda oğlumu götürmeyi istiyorum
 
6342601908339612505e2aa9ab937d44b09bc8ba3b162e5c8c.jpg
sanatperisi
23.11.2010 Salı . 06:14
UserOnline.gif
 Bodrum'dan yeğenlerim gelsin hemen onları da götüreceğim. Muhteşem bir yer. Sunay Akın'ın ömrüne bereket. Çocuklara ve tüm çocuk kalanlara muhteşem bir armağan.
 
avatar03.jpg
canyuklen
20.11.2010 Cumartesi . 04:00
UserOnline.gif
 yalnız çocuklarmı bayılan,büyüklerde çocukluklarına dönüyorlar bu masal dünyasında
 
avatar03.jpg
lenoreay
07.11.2010 Pazar . 12:57
UserOnline.gif
 Bir kere değil, sık sık gidilmesi gereken bir yer
 
avatar01.jpg
karaca88
25.08.2010 Çarşamba . 02:46
UserOnline.gif
 bir türlü gidemedim çok merak ediyorum :)))
 
634172215870937500c74894a931af416482c975a0e6cdb314.jpg
karamans
18.08.2010 Çarşamba . 12:21
UserOffline.gif
 GİDEN ARKADAŞLARIM ÇOK BEĞENMİŞ HERKESTEN GÜZEL YORUMLAR DUYDUM.
 
pasa82
16.08.2010 Pazartesi . 04:22
UserOnline.gif
 ilk fırsatta gidicem herkes çok güzel dedi :))
 
avatar01.jpg
tgezmis
12.08.2010 Perşembe . 04:32
UserOnline.gif
 büyük emekler verilmis bi yer yılların birikimi gidip hemen görülesi yer
 
634165446747678750e7a3c9f0931649f78ce6ae72f918cd39.png
yagmurka
04.08.2010 Çarşamba . 07:13
UserOnline.gif
 Gidenler çok beğenmişler. Bnde gitmeyi düşünüyorum
 
pasa82
01.08.2010 Pazar . 12:22
UserOnline.gif
 fırsat olmadı bende çok görmek istiyorum :))
 
634130016306069670515cd8e3f7854dfe9587286603810faf.jpg
nutellisa
28.06.2010 Pazartesi . 10:43
UserOnline.gif
 Sadece çocuklar değil ben de bayıldım. Ve küçük bir tavsiye verecek olursam mutlaka tuvalete uğrayın:)
 
avatar01.jpg
peliny
18.06.2010 Cuma . 08:14
UserOnline.gif
 Hala göremedim:(
 
Sen de yorum yaz;
send-button.png

Haberi Paylaş:

İlçeler
İSTANBUL RESİMLERİ
Günün Resmi
Günün Fotoğrafı
Rumeli Hisarı
© 1995-2012, Tüm hakları saklıdır. Hukuki Şartlar / Gizlilik
Elem tere fiş, kem gözlere şiş!
istanbul.com