Batı Karadeniz’de saklı cennet: İnkumu

Yemyeşil doğası, upuzun plajları ile Batı Karadeniz'in yıldızı İnkumu yerli yabancı bütün turistlerin ilgi odağı...

09.10.2014

Sabahın 6’sı, gün doğmak üzere. Otel odamın hemen önündeki balkonda battaniyeye sarınmış, elimde Michel Houellebecq’in son kitabı “Harita ve Topraklar” var. Bir türlü okumaya konsantre olamıyorum, çünkü önümdeki manzara eşsiz güzellikte. Hemen kıyıda yer alan küçük bir adacık diyebileceğim kaya kütlesi ardında uzanan plaj ve alabildiğine Karadeniz var. Oysa dün Amasra kıyılarında balık yiyip rakı içeceğim diye İstanbul’dan kalkıp yollara düşmüştüm.

İnkumu öylesine etkileyici ki, burayı bırakıp hemen 10 kilometre ötedeki Amasra’ya bir türlü gidemiyorum!

Gün doğdu öğle oldu ve ben hala büyüleyici bir tablonun önünde kalakalmışım. Amasra diye yola çıkıyorum Sonbahar’ın Kış’a karıştığı günlerde. Aklımda kıyıdaki balıkçılardan birine oturup dinlenmek var. Uzun yolculukları, havaalanlarını, saatler süren uçak yolculuklarını bırakıp yollara vuruyorum kendimi. Sapanca, Abant, Yedigöller’de molalar verip gün geceye kavuşurken Amasra’ya varıyorum.

İş saatinin bitip akşam telaşının başladığı bir zaman dilimi ve Amasra’nın içine gitmektense adını birkaç arkadaşımdan duyduğum İnkumu’na kırıyorum direksiyonu. Virajlı, inişli çıkışlı bir dağ yolunun sonunda tam merkezine iniyorum İnkumu’nun. İnkumu, bölgenin en önemli turizm kasabalarından biri. Neredeyse tüm bölgenin en güzel sahiline ev sahipliği yapan İnkumu, sakin, sessiz, tam kafa dinlemelik bir yer. 3 kilometre uzunluğunda plaja paralel sıralanan restoranlardan sadece birkaçı açık. Sessiz ve huzurlu bir sakinlik var İnkumu sahilinde. Plajı boydan boya bitirip en uçtaki, hafifçe tepeye konumlanmış minik yokuşu çıkıp arabayı park ediyorum. Sıra sıra ağaç odalar, önlerinde ağaç balkonları dizilmiş en uçta bütün koya hâkim bir restoran var. Bir oda tutup sahili adımlıyorum, hiç öyle Amasra’ya gidesim yok. Balık, meze ve dalgaların sesi ve denizin kokusuyla uyuyorum... İnkumu için Batı Karadeniz’in en güzel sahili diyorlar, abartmıyorlar. İnkumu sanırım adını uzun plajında avucunuzdan kalıp giden incecik kumundan alıyor. Yaz aylarında özellikle hafta sonları plajın dolup taştığını anlatıyor buranın yerlileri. Karadeniz’in sert dalgalarına özellikle dikkat edilmesi gerektiğini de vurguluyorlar.

inkumu-bati-karadeniz

İstanbul - Amasra arası yol boyunca bunları muhakkak yapın!

Eğer  benim gibi rotanız İstanbul'dan Amasra'ya doğru ise o zaman Sapanca bir kahvaltı, Abant gölünün etrafında bir yürüyüş ve göl kıyısındaki restoranlarda öğleden sonra yemek için mola vermek iyi bir alternatif. 

Yol boyunca neler dinlediğime gelince, geçtiğimiz aylarda Zorlu Center’da konser veren İtalyan besteci Ludovico Einaudi’nin son albümü “In A Time Lapse” ideal bir yol arkadaşı olabilir yolculuk boyunca. Bununla beraber Mehmet Erdem'in son albümü Acıyı Sevmek olur mu ilave olarak yılın en iyi albümlerinden Daft Punk’ın Random Access Memories ve David Bowie’nın The Next Day albümleri gidiş-dönüş boyunca sırayla tekrar tekrar dinlediklerim…

inkumu-plajlari

İnkumuna gelmişken buraları görmeden gitmeyin.

Bartın

 Anadolu’nun en kıyı, en yeşil yerinde; Karadeniz’de kendine köşe edinmiş bir kent Bartın. Amasra’sı, Kurucaşile’si, İnkumu biliniyor, cazip turistik yerler arasında sayılıyor ama merkez konumundaki Bartın, şehirleşmenin dezavantajlarından muzdarip. Oysa insana bir hikâyenin üç halini yaşatacak ölçüde çağrışımlarla yüklü. Geçmiş zamandan bugüne bakan ahşap evleriyle, geleceği içinde saklayan doğasıyla keşfedilmeyi bekliyor. Geçmişi bugüne bağladığımız, fark edilmeyen köprü; şimdiki zamanın Bartın’ındaki adı ise; çilek. 

Küre Dağları Milli Parkı

2000 yılında Milli Park ilan edilen 37 bin hektarlık bölge Kastamonu’nun kuzey batı, Bartın’ın ise doğu bölümünde. Sahip olduğu zengin bitki örtüsünün yanı sıra doğa yürüyüşleri, tırmanma ve kültür turları da burayı çekici kılan özellikleri arasında. Ne yazık ki park içinde konaklama imkânı yok, yakın köylerdeki küçük pansiyonları denemeniz gerekecek. Nadir bulunan ya da nesli tükenmekte olan hayvan ve bitkilerin olduğu alanlar WWF (Dünya Doğal Yaşamı Koruma Vakfı) tarafından “sıcak nokta” olarak isimlendiriliyor. Küre Dağları Milli Parkı dünyadaki 100, ülkemizdeki 9 sıcak noktadan biri.

İnkumu'na Nasıl gidilir? 

İnkumu’na, karayolu üzerinden önce Bartın, ardından Amasra ve yaz aylarında Amasra’dan kısa aralıklarla giden servis araçları ile ulaşım mümkün.

Bölgede alternatif çok!

Deniz, ırmak, mağara, dağ, yayla… Amasra’da turizm alternatifleri çok. Gerçek bir keşif için ihtiyacınız olan tek şey merak. Yörede anlatılanlara bakılırsa, Amasra - Çakraz arasında 125’ten fazla mağara var. Eski çağlara ait çeşitli yaşam izlerinin de bulunduğu mağaraların en ünlüsü, Kargacak köyü yakınlarındaki Gürcüoluk Mağarası. Amasra’ya 15 kilometre uzaklıktaki Çakraz’da ise sizi sahil kahvelerinde oturmuş hoşsohbet balıkçılar ve uzun bir kumsal karşılayacak. Bir sonraki sahil köyü Tekkeönü, tekne yapım atölyeleriyle ünlü. Türkiye’nin Ege ve Akdeniz kıyılarında gezinen mavi yolculuk guletlerinin çoğu buradaki ustaların elinden çıkma. Türkiye’nin ilk Ahşap Tekne Yapım Lisesi de burada. Deneyimli ustalar, gençlere işin inceliğini öğretip yeni zanaatkârlar yetiştiriyorlar. Gizemli kalesi ve antik su kuyularıyla tarihi bir değer kazanan köyün kapı komşusu Kurucaşile’de hemen her evin altı bir tersane. Tarihte deniz savaşlarındaki kahramanlıklarıyla tanınan Akhalar, tekne yapmayı burada öğrenmiş. O günlerden bu yana kuşaktan kuşağa aktarılan bu gelenek, Kurucaşileli ustaların elinde yaşatılıyor. 

İnkumu'da otel ve pansiyonlar

İnkumu seyahati planlayanlar için tavsiyemiz plajlarına yakın otel, pansiyon ve apartları tercih etmeniz. İnukumu'da yer alan otelleri uygun fiyatlı keşfetmek için otel.istanbul.com sitemizi ziyaret edebilirsiniz.

Yorum bırakarak düşüncelerini bizimle paylaşmaya ne dersin?

Sen de kişisel yorumunu etiketiyle yazabilirsin.


Bu içeriklere de göz atmak ister misin ?