Boğaz’ın En Güzel Semti Bebek

Hani İstanbul Boğazı denince, hani deniz, balık, sefa ve Rum balıkçıları denince akla gelen yegâne yer var ya... Evet evet; Bebek’ten bahsediyoruz. Bebek semti hakkında merak ettiklerinizi sizin için araştırdık.

24.03.2017

Beşiktaş’tan sahili takip ederek Rumeli Hisarı’na doğru ilerleyelim... Çırağan, Ortaköy, Kuruçeşme, Arnavutköy, Çamlıbahçe ve Bebek... İşte burada duracağız bugün...

Fatih’in İstanbul’u fethettiği dönemde küçücük bir Rum balıkçı köyüymüş Bebek. Tarihi, küçük bir balıkçı köyü olarak, milattan öncesine kadar gider. En eski adının ise, çeşitli kaynaklarda çeşitli şekillerde yazılan Challae, Chilai, Khile ve hatta Skallai (iskeleler) sözcüğünün bozulmuş bir biçimi olan Hallai olduğu ileri sürülür.

Balıkçı Köyünden Bugüne İstanbul’un En Zengin Semti

Osmanlı döneminde Bebek'e ve Bebek adının kökenine ait ilk bilgiler İstanbul'un fethinin hemen öncesine gider. İstanbul'un kuşatılması sırasında ve Rumeli Hisarı yapılırken bu yörede Bizans egemenliği zayıflamış, hatta buradaki balıkçı köyleri de Galata'ya bağlanmıştır. Başta Evliya Çelebi olmak üzere bazı kaynaklar, II. Mehmed'in (Fatih) Rumeli Hisarı'nın yapımı ve kuşatması sırasında asayişi sağlamak üzere buraya Bebek Çelebi adlı veya lâkaplı bir bölükbaşı tayin ettiğini, Bebek Çelebi'nin semtte bir köşk ve bir bahçe kurduğunu, ölümünden sonra semtin onun adıyla anıldığını yazar.

İstanbulun En Güzel Semti Bebek

IV. Murad döneminde (1623 - 1640), padişah, Yeniçeri Ağası Hasan Halife'ye Bebek'te bağlık bahçelik geniş bir arazi ihsan etmiş ve semt bir süre Hasan Halife'nin adıyla birlikte anılmış. Yavuz Sultan Selim'in Bebek'te, büyük ihtimalle daha sonra Bebek Bahçesi'ndeki ünlü Hümayunâbâd Kasrı'nın (Bebek Kasrı) bulunduğu yerde bir kasır yaptırdığı, aynı dönemlerde Bebek çevresinde Kayalar mevkiinde bir tekke bulunduğu (Durmuş Dede Tekkesi), IV. Murad döneminde Hasan Halife Bahçesi'nin ününün semti çok aştığı çeşitli kaynaklarda ileri sürülüyorsa da, 18. yy'ın ilk çeyreğine kadar yörenin mamur olmadığı, var olan kasırların terk edildiği, hattâ bu harabelerde barınan haydut, eşkıya yüzünden kötü bir üne sahip olduğu anlaşılıyor.

Gittikçe Popülerleşen Bebek

Bebek'in rağbet gören bir semt haline gelmesi III. Ahmed ve sadrazamı Damat İbrahim Paşa zamanına rastlar. Bu dönemde Bebek Bahçesi'nde Hümayunâbâd Kasrı,Bebek Camii, mektep, çeşme, hamam, değirmen ve dükkânlar inşa edilmiş; semt şenlenmeye, kalabalıklaşmaya başlar. Türkler, Rumlar, Yahudiler, Ermeniler semtte köşkler, konaklar, yalılar yaptırmaya başlar. 18. yy sonundan 19. yy ortalarına kadar olan dönemi kapsayan Bostancıbaşı Defterleri'nden, Arnavutköy İskelesi’nden Rumelihisarı'na uzanan bu sahilde, şeyhülislam, Rumeli kazaskeri, reisülküttab, hekimbaşı gibi devlet ricalinin, birkaç nesil aynı ailenin elinde kalmış ya da kalacak olan kırk kadar sahilsaray ile bahçelerinin bulunduğu öğreniliyor.

Popüler Semt Bebek

Semtin yazlık olmaktan çıkıp sürekli yaşanan bir semt haline gelmesinde 19. yy ortalarından itibaren vapur seferlerinin başlamasının, daha sonra da tramvayın gelmesinin payı var. 1914'te Şirket-i Hayriye'nin yayımladığı Boğaziçi adlı kitapta, Bebek'te çoğunluğun İslâm olduğu, ancak İngiliz, Fransız ve Amerikalıların da bulunduğu kaydedilmiş. Amerikalıların varlığı, 1863'te Bebek sırtlarında kurulan Robert Kolej ve Arnavutköy Amerikan Kız Koleji'nde ders veren öğretmenlere bağlanabilir. 1960'ta R. E. Koçu'ya göre 414'ü ev, 187'si apartman dairesi olmak üzere toplam 739 hanenin bulunduğu Bebek semti, günümüzde Boğaziçi'nin en seçkin ve lüks sayılan semtlerinden birisi.

Bebek’ten Renkler

Bir zamanlar, kötü havalarda teknelerin sığınmaya çalıştıkları ve bir dönem de kalafat yeri olarak kullanılan Bebek Koyu, bugün yatların, yelkenlilerin ve sürat motorlarının demirledikleri bir koy. Bebek İskelesi ve Bebek Camii'nin yanında, halen Mısır Konsolosluğu'na doğru park olarak uzanan bölgede 1908'de II. Meşrutiyet ilân edildiğinde halka açık bir "Millet Bahçesi", ve de deniz kenarına bir gazino yapılmış. Bebek Gazinosu diye bilinen bu gazino 1957-1958 arasında Bebek Meydanı yeniden tanzim edilirken kaldırılmış, 1960'larda yeniden açılmış, nihayet 1980 sonrasında park yeniden yapılırken gazino bütünüyle yok olmuş. Benim gibi yetmişlerin başında doğan çocukların da hatırlayabildiği bu gazino uzun süre Bebek Belediye Gazinosu adıyla konuklarını ağırlamış, Gönül Yazar, Emel Sayın gibi isimleri sevenleriyle buluşturmuştu.

Göz Alıcı Bebek Sahili

1965-1970 sonrasındaki Boğaz tepelerini ve korularını tahrip eden hızlı yapılaşma sırasında Bebek sırtlarının yeşili bütünüyle ortadan kalktı; ahşap ve eski kâgir evler yıkılarak yerlerine apartmanlar dikildi; Bebek, yokuş ama çok işlek bir yolla tepedeki Etiler'e bağlandı. Hatta daha sonraları, Küçük Bebek olarak adlandırılan bölgeyi semtin sırtlarına taşıyan köhne yol dahi II. Boğaz Köprüsü çevre yoluyla bağlantılı hale geldi.

“Rumlara ne oldu?” diye merak ediyorsanız; çoğu öteki dünyaya göçtü, gitti. Kiraya mahkûm kimisi ‘sosyete semti’ olarak kendini ‘upgrade’ eden bu muhiti madden kaldıramadı, terk etti. Büyük Bebek’ten yukarı çıkan Manolya Sokak’tan ya da Etiler Yokuşu’ndan çıkarak ulaşabileceğiniz Bebek Kilisesi cemaatsiz kaldı. Tüm İstanbul gibi, Bebek de o nadide renklerini kaybetti istemeden de olsa.

Bebek’te Nerelere Gidilir?

Yerlisi değilseniz ve sadece gezmek için oradaysanız, işte size Bebek’te mutlaka yapmanız gereken birkaç şey:

  • Otobüsle geliyorsanız eğer, iki durak önce, Arnavutköy’de inin ve Bebek’e yürüyerek ulaşın.
  • Bebek Parkı’na girin ve oyalanın. Bir kâğıt helva alın, sahilden bir de çay.

Bebekten Güzel Bir Manzara

  • Mini Dondurma’dan bir külah dondurma, hatta yolun karşısına geçip Bebek Badem Ezmecisi’nden badem ezmesi alın; yiyin.
  • Aşiyan’a gelmeden bir banka oturun. Derin bir nefes alın ve başka hiçbir şey yapmayın. Sadece manzaranın keyfini çıkarın.

Yorum bırakarak düşüncelerini bizimle paylaşmaya ne dersin?

Sen de kişisel yorumunu etiketiyle yazabilirsin.


Bu içeriklere de göz atmak ister misin ?