Denizcileri Karaya Bağlayan Umut Işıkları: Deniz Fenerleri

Bugün gelişmiş teknoloji ürünü cihazlar, deniz fenerlerine duyulan ihtiyacı büyük ölçüde ortadan kaldırmış olsa da, bir zamanlar deniz fenerleri denizcileri karaya bağlayan birer umut kaynağıydı.

18.05.2017

Bazen ıssız bir kıyıda, bazen de denizin ortasındaki bir kayalıkta denizde yalnız kalan gemilere umut ışığı verirler. Açık denizlerde günler, haftalar  süren yolculuk sonunda denizciyi sessizce karşılayan, fenercinin yaktığı ışıktır.

Fenerler ve fenercileri

Fırtınalı gecelerin tanığı deniz fenerlerini yakından tanımaya dört yıl önce karar vermiştim. Bu tanışma önce dostluğa, daha sonra da bir tutkuya  dönüşüverdi. Fotoğrafını çekmek, merdivenlerinden  yukarıya çıkmak, kristallerine dokunmak, mekanizmalarını çalışırken izlemek bu tutkunun parçaları adeta. Fenercilerle sohbet etmek de ayrı bir keyif..

İlk tanıdığım fenerci Ahırkapı’daki fenerin ışığıyla kaptanlara yol gösteren Ahmet Bey.  İşine o kadar bağlı ki 1984 yılından bu yana tam 23 yıldır Ahırkapı Feneri’nin 125 adet merdivenini günde 5 kez çıkıyor hem de gece vakti. Görev sorumluluğu Ahmet Bey’in uykusundan da önemli, kendisinden de… Bu yüzden camiada çok sevilen bir isim.

Bu yıl emekli olan Mehmet Demirel eskiden yıllarca Fenerbahçe Feneri’nin fenercisiydi. Fenerler bilgisayar sistemiyle otomatizasyona geçince Mehmet Bey de Fenerbahçe Feneri’nin yanı sıra 8 ayrı fenerin de sorumluluğunu almış. Soğuk bir Kasım sabahında dört yıl önce ilk kez “İstanbul’da Deniz Fenerleri” adlı turu yaptığımızda Mehmet Bey hiç üşenmemiş ve bizimle birlikte fenerlere gelmişti.

Erkal Bey Anadolu Feneri’nin Fenercisi’dir. Anadolu Feneri’ne gelen ziyaretçileri yıllardır hep aynı güler yüzle karşılıyor. Yolunuz Anadolu Feneri’ne düşerse sizi de aynı sıcaklıkla karşılayacağından emin olabilirsiniz.

Son olarak Yeşilköy Feneri’nden söz etmek istiyorum.  20. Yüzyılın başlarında kurulan Yeşilköy Feneri, her zamanki işlevinin yanı sıra  çevresi çok şık bir şekilde düzenlenmiş “Fener Restoran “ adıyla ziyaretçilerini ve deniz ürünlerini seven  lezzetçileri de bekliyor.

Deniz Fenerleri’ne olan tutkum  yurtdışında da sürdü. Eskiden kilise, mabed, piramit, saray gibi yerlerin fotoğraflarını çekerdim; bugün yurtdışında çektiğim çok sayıda deniz fenerinin fotoğrafı arşivimde bulunuyor.

Deniz Fenercisi

Biraz tarihten söz edelim

İlk fenerler limanlarda ateş yakılarak ortaya çıkmıştır. Dünyanın antik çağdaki yedi harikasından biri olan İskenderiye Feneri İÖ 280 yılında Knidos'lu Sostrates tarafından Pharos adası üzerine inşa edilmiştir. Yüksekliği 135 metre olan fener, 14. yüzyılda meydana gelen bir depremde yıkılmıştır.  İtalya’daki en eski fener Messina’da bulunmaktadır. Roma imparatorluğunun çöküşü ardından, denizlerdeki denetimin yok olması, deniz ticaret yollarındaki güveni ortadan kaldırmış, deniz aşırı ticarette önemli bir daralma meydana gelmiştir. Antik çağdan beri çalışmakta olan birçok deniz feneri Ortaçağ’da bakımsızlık yüzünden harap olmuştur. 1611 yılında Fransa'da Gironde'da inşa edilen Cordouan feneri kayalıklar üzerine inşa edilmiş ilk deniz feneridir. 19. yüzyılda deniz ticaretinin yoğunlaşmasıyla birlikte, çok sayıda deniz feneri inşa edilmiştir. Amerika kıtasındaki ilk fener Boston limanı girişindeki Little Brewster adası üstüne 1716 yılında inşa edilmiştir. Son yıllarda yapılan arkeolojik kazı çalışmaları yeni fenerleri günyüzüne çıkarmıştır; Phaselis’te ortaya çıkan ve MÖ 2 yy’a ait deniz feneri bunun bir örnek gösterilebilir.

Eskiden Deniz Fenerleri

Türkiye’deki Fenerler

Türkiye’de çeşitli tip ve özellikler taşıyan 354 fener bulunmaktadır. Bunlardan 53 tanesi Marmara’da, 82’si Karadeniz’de, 85’i Ege’de, 73’ü Akdeniz’de, 23’ü Çanakkale’de ve 38 tanesi İstanbul’dadır.

En eski deniz feneri İÖ 7. yüzyılda Sigeon’da, bugünkü adıyla Kumkale’de (Çanakkale) yapılmıştır. İstanbul Boğazı’nın Trakya yakasındaki Timée ve karşı kıyısındaki Chrysopolis (Üsküdar) fenerleri İÖ 2. yüzyılda yapılmıştır.

1853-1856 Kırım Savaşı yıllarında ve sonrasında Karadeniz’e giden İngiliz ve Fransız savaş gemilerinin Marmara ve boğazlardan geçişini kolaylaştırmak için, çok sayıda fener inşa edilmiştir. Ahırkapı, Fenerbahçe, Anadolu ve Rumeli fenerleri, Karaburun, Yeşilköy, Çimenlik, Kumkale ve Gelibolu fenerleri bu dönemin yapılarıdır.

Türkiye'deki Fenerler

Fenerhahçe Feneri

Bölgedeki ilk deniz fenerinin Bizans döneminde yapıldığı ve burada Tanrıça Hera’ya adanmış bir tapınak bulunduğu ve kayalıklar üzerinde de bir fenerin olabileceği düşünülmektedir. Bu fener, Osmanlı İmparatorluğu döneminde inşa edilen ilk fener olma özelliğini de taşımaktadır. Kanuni Sultan Süleyman tarafından 1562 yılında inşa ettirilmiştir. Günümüzde Fenerbahçe burnunda bulunan ve bulunduğu semte adını veren bugünkü Fenerbahçe feneri, Osmanlı İmparatorluğu zamanında 1857 yılında Fenerler İdaresi tarafından yaptırılmış olup, halen eski güzelliğini korumaktadır. Bir rota feneri olan Fenerbahçe Feneri 400 yıllık bir geçmişe sahiptir. Fenerin Sis Düdük Binası 1932 yılında fenerin yanına kurulmuştur. Mercek yapısı sabit kristal olan fener, ışığın 15 deniz mili uzaktan görülmesini sağlamaktadır. Fenerbahçe Feneri, idamlar dahil pek çok olaya sahne olmuştur, İngiliz işgali sırasında İngiliz askerleri kuleye çıkmak istemişlerdir. Fenerci Mediha Hanım ve annesi, içkili askerleri ellerinde sopayla kovalamıştır. Cumhuriyet’in 10'uncu yıl kutlamalarında ışıklandırılıp süslenen Fenerbahçe Feneri’nin kristali, II. Dünya Savaşı yıllarında siyah perde ile kapatılarak karartılmıştır.

Fenerbahçe Feneri

Ahırkapı Feneri

İstanbul’da Osmanlı döneminde yapılan ilk fenerdir. Ahırkapı’ya fener yapılmasına bu çevrede meydana gelen önemli bir deniz kazasından sonra gereksinim duyulmuştur. Osmanlı İmparatorluğu zamanında 1755 yıllarında Mısır’a ticaret eşyası götürmekte olan Hacı Kaptan idaresindeki bir kalyon, havanın bozulması üzerine gece Kumkapı’da karaya oturmuştur. Olayı haber alan zamanın padişahı III. Osman, Sadrazam Said Paşa ile birlikte Kumkapı'ya giderek, kalyon ve gemicilerin kurtarılışını izlemişlerdir. Daha sonra Hacı Kaptan’a yeni bir kalyon verilmiştir. Bu arada gemicilerden birinin, “Eğer burada sur üzerinde bir fener yapılıp her gece kandiller yakılırsa, böyle uzağa giden gemiler ışığı görünce yollarını bulurlar ve kazaya uğramazlar” demesi üzerine, Padişah da buraya fener yapılması için emir vermiştir. Kaptan-ı Derya Süleyman Paşa tarafından fener yapılmıştır. Gemilerin Marmara Denizi’nden gerek İstanbul Limanı’na girişi, gerekse İstanbul Boğazı’ndan geçişlerinde rota feneri durumundadır. Arnavut kökenli bir aile, Sultan Abdülaziz döneminden beri fenerde yaşamaktadır.

Ahırkapı Feneri

Anadolu Feneri

1856 yılında Fransızlar tarafından yapılmıştır. Bu fener Karadeniz’den İstanbul Boğazı’na girişte Anadolu yakasında Poyrazköy’de önemli bir mevkiinde bulunmaktadır. Fenerin deniz seviyesinden yüksekliği 75 metre olup, kâgir olarak inşa edilen kule yüksekliği ise 20 metredir. 15 Mayıs 1856’da hizmete giren fenerin işletmesi, 1937’de Fransızlara tazminat verilerek Cumhuriyet İdaresi'ne geçmiştir.

Anadolu Feneri

Rumeli Feneri

Gemilerin Karadeniz’den İstanbul Boğazı’na emniyetle girmelerini sağlamak üzere 1856 yılında yapılmıştır. Fenerin ilk inşasını sırasında kulenin birkaç kere yıkılması üzerine bu mahalledeki köyün ileri gelenlerinin, feneri yapan Fransızlara burada bir yatır (türbe) olduğu ve bundan dolayı kulenin yıkıldığını söylemeleri üzerine, önce türbe yapılmıştır. Üzerine bugünkü fener kulesi inşa edilmiştir. Halen fener kulesinin içinde Saltuk Hazretleri’nin türbesi bulunmaktadır ve halk tarafından ziyaret edilmektedir.

Rumeli Feneri

Yeşilköy Feneri

Marmara Denizi’nden seyirle İstanbul Boğazı’na giriş yapacak olan gemilerin boğaz giriş rotalarını belirlemek için gördükleri ilk fener, İstanbul Yeşilköy Feneri’dir.Yeşilköy burnu üzerine 1856 yılında Osmanlı İmparatorluğu tarafından taş kule olarak inşa edilen bu fenerin ilk adı Ayastefanos Feneri iken, daha sonra semtin ismine uygun olarak değiştirilmiştir. 

Yeşilköy Deniz Feneri

Yorum bırakarak düşüncelerini bizimle paylaşmaya ne dersin?

Sen de kişisel yorumunu etiketiyle yazabilirsin.


Bu içeriklere de göz atmak ister misin ?