Göbekli Tepe gizemi roman oldu: Mabedin Sırrı

Tarihin taşlaşmış belleğinde tuhaf bir vak’a sizi bekliyor. Göbeklitepe’deki dünyanın ilk mabedine iniyoruz!

30.11.2015

İnsanlık tarihi adına şimdiye kadar bildiğimiz tüm bilgileri tekrar gözden geçirmemize sebap olan Urfa'da bulunan Dünya'nın İlk Tapınağı Göbeklitepe, yazar Kaan Demirdöven tarafından roman oldu. 

Bir hafta sonu kitapla dopdolu bir gün geçirmek isteyenlere yeni çıkan Mabeddin Sırrı romanını öneriyoruz. İstanbul'un kitap cafelerinin kütüphanesinde yer etmeye aday bu roman gizemli ve macera dolu.

 

Tuhaf bir şehir hafiyesi hikayesi… 

Göbeklitepe ile ilgili tüm bildiklerinizi unutun! Gerçekler henüz söylenmedi!

“Olmak için ölmek, ölmek içinse kaybolmak gerekiyordu.”

Hafi 

Profesör oraya ‘Kainatın Göbeği’ adını vermişti. Tarihin bu ‘kara gediği’ henüz kimsenin bilmediği bir gizem daha taşıyordu içinde: Kuantum Bombasını!

Ve bu bomba patladığında algılanan dünyanın çöküşü gerçekleşecekti. Ama önce mabedin, bir şuurda yeniden inşası gerekiyordu.

Peki, neresiydi burası? İnsanın ilk yaratıldığı ilk bahçe olabilir miydi? Ya da insanın dünyaya düştüğü ilk yer? Kim bilebilir? Harran Ovası’nın kuzeyinde kalan bu tılsımlı tepede dile gelmeyi bekleyen muammayı sıra dışı bir dedektif çözebilirdi. Mana dedektifi Hafi, kadim bir topluluğun bugün izlerini taşıyan bir geleneğin ocağında yetişmişti. Fakat ilahi bir hata sonucu berzah aleminde kaybolmuş ve yolunu tekrar bulmak için tuhaf bir plan yapmıştı. 

Bu romanda Hafi ile birlikte, kaybolduğu ummandan çıkacak, güzelliğine aşık olduğu ama ismini asla öğrenemediği gizemli kadının izini sürecek ve yıllardır peşinde olduğu tuhaf bir adamın da iç dünyası ile taşınacaksınız. Bir yandan da Göbeklitepe’nin gizemini araştırırken, bilginin ışığında onunla birlikte inisiye olacak, Arifler Meclisi ile tanışacaksınız.

Dünyanın ilk Tapınağı Göbekli Tepe ile ilgili bilmeniz gereken 10 gizem

1- Takriben 15 bin yaşında…  Öncesi yok... Sonrası bilinmiyor...  Tarihin kara deliği… Kendisinden sonra vuku bulan her gizemli şeyin kilidi burada gizli.

2- Bilinen tarihte yazılanların aksine yerleşik hayata geçmeden önce inşa edilmiş.

3- Kimlerin inşa ettiği ise bilinmiyor.

4- İnşa edildikten 1000 sene sonra üzeri örtülmüş. Nedeni bilinmiyor.

5- Hz. Adem ile Hz. Adem’in cennet bahçesinin burası olduğuna inanılıyor.

6- 12 efsanesinin kökeni buraya dayanıyor.

7- Tapınakta yer alan heykellerdeki sanat işçiliği kendi döneminin ötesinde ustalık emareleri taşıyor.

8- Heykellerin kafaları T formunda. Bunun kendisinden sonraki ezoterik kadim öğretileri etkilediğine yönelik spekülasyonlar var.

9- Daire oluşturan T kafalı 12 heykelin ortasında iki heykel daha var. Bu iki heykelin çift merkezli bir kozmos anlayışına işaret etmesi olası...

10- Heykellerde zehirli ve yırtıcı hayvan kabartmaları mevcut. Her birinin bir bilgiyi temsil ettiği söyleniyor.


Yazar Kaan Demirdöven ile Göbeklitepe’nin gizemlerini anlatan Mabedin Sırrı adlı romanı hakkında minik bir söyleşi…

Kısaca sizi tanıyabilir miyiz?

Adım Kaan Demirdöven. İstanbul'da yaşıyorum. 40 yaşındayım. 23 yıldır felsefe, mitoloji, sinema ve tasavvuf üzerine yazılar kaleme alıyorum. Bugüne kadar üç kitabım yayımlandı. Bu dördüncü kitabım, bu ilk romanım… Adı Mabedin Sırrı... Nesil Yayınlarından çıktı. Göbeklitepe’de bulunan dünyanın en eski tapınağının gizemlerini araştırıyor.

Göbeklitepe’de ne gibi gizemler olduğuna inanıyorsunuz?

Bana soracak olursanız, en büyük gizemi dünyanın en eski tapınağı olma özelliği… Bu da şu ana kadar bize öğretilen tek merkezli ve tek biçimli düşünce disiplinine bağlı olarak oluşturulmuş tarih anlayışının yıkılıp yerine yenisinin yazılacağı anlamına geliyor.

Bu tam olarak ne demek?

Bu aslında tam da felsefe yeni başlıyor demek. Kafalar düşünecek, sorgulayacak. Sorgu olmazsa felsefe olamaz.

Kahramanınız Hafi, bir dedektif ama aynı zamanda bir felsefeci…

Evet, Hafi, bir felsefeci, daha doğrusu bir bilgesever… Ama bir yandan da karanlık bir tip. Kim olduğu belirsiz, biraz okura bıraktım onun kim olduğunu… Felsefede derinleşmiş, mistik ilimlerde derinleşmiş, tuhaf bilgileri olan, epistemik bir hafiye.

Epistemik ne demek? Epistemoloji ile ilgisi nedir?

Epistem, tasarımdan arındırılmış bilgi demek. Yani saf bilgi. Kendinde Bilgi, gerçeklik. Epistemoloji de bilginin bilimi demek. Hafiyemiz, kendisine gelen işleri bilgi bazından yorumlayıp deşifre ediyor, işinde çok iyi… Fakat başka sorunları var. Ben kimim, nereden geldim, nereye gidiyorum? gibi… Peşinde kendisine benzeyen bir başka dedektif var. O karanlık biri… Tedirgin ediyor Hafi’yi.

Aşk var mı?

Olmaz mı? Bir kadına aşık oluyor, adını bilmiyor kadının, asla da öğrenemiyor. Kadın bir hayal ürünü mü? Gerçek mi? Belli değil. Ona Lilith adını veriyor.

Neden Lilith?

Hafi, otel odalarında yaşayan biri… Elindeki son vak’ayı çözümlerken kaldığı otelin adı Gradiva. Karaköy’de butik bir otel… Gradiva, hayat ağacı veya hayatın kadını anlamlarına gelen bir sözcük… O otelde tanıdığı için, kadına bu ismi veriyor. Malum, Lilith, en temek ezoterik bilgilerden biridir, hayatın kadını, ilk insan kadın mıydı, erkek miydi? Dinin ortadoksi tarafı ilk insanı erkek yapar ama ezoterik öğretilerde ilk insan imgesi kadındır.

Mabedin Sırrı romanını ne kadar zamanda yazdınız?

18 ay sürdü yazmak. Fakat Göbeklitepe'yi ve efsanalerdeki mabet kavramını yedi senedir araştırıyorum. 

Romanı yazmak için özel bir mekan seçtiniz mi?

Evet, kahraman gibi ben de bir otel odasına yerleştim. Karaköy’de Gradiva Hotel’inde yazdım. Sonlara doğru Yeldeğirmeni’ne geldim. Burada bir akrabamın binasına yerleştim, bir odasını yazar odasına çevirdim. Karaköy’den sonra Kadıköy’ün enerjisi bana çok iyi geldi. Son noktayı Yeldeğirmeni’nde koydum.

Romanınızın en etkili cümlesi sizce hangisi?

Bunu söylemek zor ama romanı şu önerme üzerine inşa ettiğimi söyleyebilirim: “Bir tesadüf daha! Her şey bir tesadüf ama ben tesadüflere inanırım.”

Hikayenin geçtiği yerler, isimler gerçek... Peki kahraman Hafi gerçek mi?

Gerçekle kurmacanın bir araya geldiği bir kaç karakterin toplamı Hafi...

Neden romanın merkezine Göbekitepe'yi yerleştirmeyi seçtiniz kendinize?

Çünkü anlatacağım her şeye öncelik teşkil eden bir şey olmasını istemiştim. Göbeklitepe üzerine konuşabileceğimzi şeylerin hepsinden önce...

Peki sırada ne var?

Sırada Ay Krallığı adını verdiğim, Anadolu Bilgeliğini orta dünya fantazyası içinde kaleme alacağım bir destan... 

Yorum bırakarak düşüncelerini bizimle paylaşmaya ne dersin?

Sen de kişisel yorumunu etiketiyle yazabilirsin.


Bu içeriklere de göz atmak ister misin ?