Haliç, Fener ve Balat

İstanbul’un “Altın Boynuz”u Haliç bölgesine doğru bir gezinti yapalım şimdi de... Gezinin sonunda, Pierre Lotti Kahvesi’nde oturup kuşbakışı manzaranın tadını çıkarmayı ise unutmayın!

21.01.2017

Fener, Balat ve bu semtleri kucaklayan Haliç kültürel ve tarihi doku açısından oldukça zengin bir mirasa sahip. Bölgede yer alan eserlerin birçoğu günümüze kadar ulaşmıştır ve İstanbul'da yaşamış tüm kültürlerden de izler taşırlar.

Boğaziçi'nin tam girişinde doğal bir liman konumunda olan Haliç, şehrin Tarihi Yarımada ve Beyoğlu bölgelerini birbirinden ayırarak Avrupa kıtasında kalan kısmını ikiye böler. Haliç ismi, günümüzde sadece bu doğal limanı değil, çevresindeki pek çok semti de kapsar. Bölge bir zamanlar balıkçılık, tarım ve ulaşım açısından önemli bir merkez olduğu için, ilk yerleşimin gerçekleştiği andan itibaren bereketi çağrıştıran Altın Boynuz adıyla da anılır.

Bölgeyi kuşbakışı izlemek İstanbul'daki en güzel manzaralardan birini tattırır. Gerçekten de Altın Boynuz'un manzarasını en güzel Eyüp sırtlarında yer alan Piyerloti (Pierre Lotti) Kahvesi'nden izleyebilirsiniz.

Haliç bölgesi, özellikle restore edilmiş tarihi yapılardaki balık restoranları ile de dikkat çeker. Bu restoranlarda, İstanbul'un balık kültürünü yansıtan pek çok balık çeşidi ile Türk, Rum ve Ermeni mezelerini de tadabilirsiniz.

Fener

Fener Bölgesi

UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi'ne alınan Fener, Fatih ilçesinin sınırları içinde, Haliç'in batı yakasında yer alır. Balat'la komşu olan semtin tarihi, İstanbul'un tarihi kadar eskidir. Haliç kıyılarının en önemli deniz fenerinin burada olması nedeniyle “Fanarion” olarak bilinen semt, Osmanlı döneminde “Fener” adını almıştır.

Fener’de adım başı tarihi kilise, cami ve evlerle karşılaşabilirsiniz. 1601 yılında Rum Patrikhanesi'nin semtteki Aya Yorgi Kilisesi'ne yerleşmesi ile birlikte bölgedeki Rum nüfusunda hızlı bir artış gözlenmiştir. Semt, günümüzde de patrikhaneden dolayı Ortodoks mezhebinin merkezi konumundadır.

Balat

Balat semti de tıpkı Fener gibi UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi'nde yer alıyor. Tarihi değer açısından Fener'le benzerlik gösterse de burası, Bizans döneminden itibaren daha çok Musevi ailelerin yerleşmek için tercih ettiği bir semt olmuştur.

15. yüzyılda dönemin Osmanlı padişahı II. Bayezid İspanyol Kralı Ferdinand'a mektup yazarak Yahudilerin Osmanlı ülkesinin kültürel dokusuna zenginlik katacağını belirtmiştir. İspanya'dan göç eden Yahudilerin yerleşmeleri için, Balat'a yönlendirilmesi ile semtteki Yahudi nüfus daha da artmıştır.

Fener Balat

Semt, mimari yapısı, kilisesi, sinagogları, hamamları ve çarşısıyla bugün bile tarihi dokusunu korumakta ve adeta 2000'li yıllarda İstanbul'un ortasında yaşayan bir tarih sahnesi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bu güzel semtlerin hikayelerini, kendi değerlerimizi daha yakından tanımak için Deneyimle sayfalarımızda yer alan muhit turları mıza da mutlaka göz atın deriz. Profesyonel ve uzman rehberler eşliğinde devam eden ve aktif olan Fener Balat turlarımızı inceleyebilir, dilerseniz direkt satın da alabilirisiniz.

 

Yorum bırakarak düşüncelerini bizimle paylaşmaya ne dersin?

Sen de kişisel yorumunu etiketiyle yazabilirsin.


Bu içeriklere de göz atmak ister misin ?