15.!f Bağımsız Filmler Festivali başlıyor

18-28 Şubat tarihleri arasında gerçekleşecek 15.!f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nin programı açıklandı.

18.02.2016

İş Bankası Maximum Kart partnerliğinde düzenlenecek !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali, bu yıl 15. yaşını seyircileriyle kutluyor! Yılın en çok konuşulan filmlerini Türkiye’ye getiren, !f music partileriyle şehri ayağa kaldıran !f İstanbul, 18 Şubat’taİstanbul’dan yola çıkıyor, 3-6 Mart tarihlerinde de Ankara ve İzmir’e uğruyor! 40 ülkeden, 112 filmin gösterileceği festivalin bu yılki teması ise “!f İstanbul birleştiriyor!”

!f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali, 15 yıldır 80.000'den fazla izleyici kitlesiyle kültür sanat hayatına yeni bir soluk getiren, dünyanın her yanından farklı bakışları sinemaseverlerle buluşturan ve düzenlediği partiler, atölyeler ve çeşitli etkinliklerle programını zenginleştiren bir oluşum. 

Her yıl İstanbul'da, Ankara'da ve İzmir'de Cinemaximum Sinemalarında Şubat ve Mart aylarında izleyicisiyle buluşan festival, filmleri farklı ve güncel temalar altında toplayarak izleyicisine ulaştırıyor. Bu yıl “!f İstanbul birleştiriyor!”
Bu soruyla yola çıkan, 18-28 Şubat tarihleri arasında gerçekleşecek 15.!f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nin programı açıklandı.

15. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali, Festival mekânları

15. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali, 18-28 Şubat tarihleri arasında İstanbul’da Beyoğlu Fitaş, Cinemaximum Nişantaşı City’s, Cinemaximum Kanyon, Cinemaximum Budak; 3-6 Mart tarihlerinde de Ankara’da Cinemaximum Armada ve İzmir’de ise Cinemaximum Konak Pier sinemalarında gerçekleşecek. Bu yıl !f music partileri Babylon’da, festival etkinlikleri ise DEPO ve SALT Galata’da düzenlenecek. 

!f’i Anomalisa açıyor

“Being John Malkovich/John Malkovich Olmak”, “Adaptation”, “Eternal Sunshine of the Spotless Mind/Sil Baştan” gibi pek çok modern klasiğin yazarı Charlie Kaufman ile televizyon tarihinin en sıradışı animasyon serisi “Mary Shelley's Frankenhole”un yaratıcısı Duke Johnson’ın birlikte çektiği “Anomalisa”, !f İstanbul’un açılış filmi olacak. 

Galalar bölümü, Toronto’dan Venedik’e, Cannes’dan Sundance’e, dünyanın önemli festivallerinde büyük ilgi görmüş, yılın en çok beklenen filmlerini seyirciyle buluşturuyor.

Aşk&Başka Bi’ Dünya: Yılın en yaratıcı müdahalesi!

!f İstanbul’un iki yıl önce başlattığı ve dünyadan aktivist filmlerin yarıştığı Aşk & Başka Bi’ Dünya’da ABD, Almanya, Birleşik Krallık, Çek Cumhuriyeti, Gürcistan, İran, İsviçre, Kanada, Mısır ve Türkiye’den toplam 8 film jüri önüne çıkacak. 

David Bowie klasikleri !f’te

!f İstanbul’un bu yıla özel bölümlerinden ilki, 10 Ocak’ta kaybettiğimiz, sinemadan müziğe pek çok alanda unutulmaz eserler vermiş, 70’lerden bugüne, tarzı ve duruşuyla sanat ve moda dünyasını derinden etkilemiş David Bowie’nin anısına hazırlanan “David Bowie …”. Bowie’yi beyazperdede de ikon bir isme dönüştüren iki film, yenilenmiş kopyalarıyla Türkiye’de ilk kez !f İstanbul’da gösterilecek.

Bunlardan ilki, “Far from the Madding Crowd”, “Bad Timing”, “Don’t Look Now” gibi ödüllü filmleriyle tanıdığımız Nicolas Roeg’in Walter Tevis’in aynı adlı romanından uyarladığı 1976 tarihli başyapıtı “The Man Who Fell to Earth/Dünyaya Düşen Adam”.


!f Bağımsız Filmler Festivali en iyi filmleri

He Named Me Malala/Adımı Malala Koydu

Henüz on beş yaşındayken Taliban tarafından sıkılan bir kurşunla susturulmaya çalışılan ancak iyileşerek tüm dünyada kızların eğitim hakkı sözcüsü haline gelen Nobel ödüllü genç aktivist Malala Yousafzai ve ailesinin çarpıcı ve dokunaklı hikayesi.


Green Room/Dehşet Odası

”Evet, bu istediğinizi hiç bilmediğiniz Punk Rockçılar vs. Neo-Naziler filmi!” -Slash Film

The Ain’t Rights adlı dört kişilik bir punk rock grubu, sorunlu geçen turnelerinin sonunda, son dakikada çıkan bir konser anlaşması sonrasında Oregon civarındaki izbe bir konser mekanında kendilerini bir odaya kapatılmış bulurlar. Tüm tanıkları yok etmeye iyice kararlı dazlak kafalı neo-Naziler, bu konser turunun değil aynı zamanda hayatlarının da sonu olabileceğini işaret etmektedir.


This Changes Everything/İşte Bu Her Şeyi Değiştirir

Karşı karşıya kaldığımız iklim krizi daha iyi bir dünya yaratmak için elimize geçen bir şans olabilir mi?

Milyonlarca satan No Logo ve Şok Doktrini kitaplarıyla belki de günümüzün en namlı sosyalisti haline gelen Naomi Klein’ın yerkürenin kapitalizmle olan savaşını irdelediği son kitabı İşte Bu Her Şeyi Değiştirir, Klein’ın eşi Avi Lewis’in yönetmenliğinde dört senede dokuz ülkede gerçekleştirilen çekimlerle sinemaya uyarlandı.


The Assassin/Suikastçı

Dokuzuncu yüzyıl Çin Hanedanlığı’nda sürgündeki bir kadın suikastçı aşkı ve sevdiğini öldürmek arasında bir seçim yapmak zorunda kalacaktır.

Günümüz sinemasının yaşayan en büyük ustalarından Hou Hsiao-Hsien, Kırmızı Balonun Yolculuğu’ndan sekiz yıl sonra çektiği bu ilk uzununda, bizi Tang Hanedanı’nın sınırlarına, entrikaların, imparatorlukla ilgili güç çekişmelerinin yaşandığı bir tarihsel döneme götürüyor. Daha çocukken siyasi nedenlerle ailesinden koparılıp alınan Nie Yinniang, bir suikastçı olarak yetiştirilmiştir. Varoluşu öldürme eylemi üzerine kurulu, güzelliğiyle göz kamaştıran bir kadın savaşçı olan Yinniang, bir gün öldürmek üzere görevlendirildiği kişinin çocukken evlendirilmek istediği kişi olduğunu fark edince duraksar. Bu tereddüt anından sonra tekrar kendi içine bakmasının, bir savaşçıdan tekrar insan olmaya doğru yolculuğunun hikâyesine dönüşür film.


Brand: A Second Coming/Brand: Diriliş

Nev-i şahsına münhasır auteur Denis Coté’nin Berlin’de Altın Ayı için yarışacak karanlık ve gerçeküstücü komedisiBoris without Beatrice/Beatrice’i Olmayan Boris”; İngiliz komedyen, aktör, radyo ve televizyon sunucusu, şarkıcı, köşe yazarı, yazar, kısacası her şey olan ve elbette, hayranları kadar nefret edenleri de eksik olmayan Russell Brand’in uyuşturucu bağımlılığı, narsistliği ve Hollywood star’lığından geçen yolculuğunu ve beklenmedik bir şekilde ateşli bir devrimci olarak yeniden doğuşuna tanıklık edeceğimiz “Brand: A Second Coming/Brand: Diriliş”.


Innocence of Memories/Masumiyet Müzesi

‘Masumiyet Müzesi’ Venedik’ten sonra İstanbul’da!

Radiohead ve Muse için çektiği efsane kliplerinin yanı sıra “Joy Division” ve “Patience (After Sebald)” gibi kült belgeselleriyle tanıdığımız Grant Gee’nin Orhan Pamuk’un ‘Masumiyet Müzesi’nden esinlenerek çektiği, dünya prömiyerini yaptığı Venedik’te hayranlıkla karşılanan “Innocence of Memories/Masumiyet Müzesi”


A Bigger Splash/Sen Benimsin

Luca Guadagnino’nun Benim Adım Aşk’ı takip eden bu muzip, eğlenceli filmi, hayatınızda davet edildiğiniz en güzel parti gibi. (The Times)

Jacques Deray’ın La Piscine (1969) filminden yola çıkan A Bigger Splash, Benim Adım Aşk’ın yönetmeni Luca Guadagnino’nun son güzelliği. Tilda Swinton’la işbirliğine devam eden Guadagnino orijinal Fransız filminin meşhur havuzunu cool çift Marianne ve Paul’un etrafında hayal ediyor. Bu sefer güneşli İtalyan adası Pantelleria’nın yakınlarındayız ve rock yıldızı Marianne ve belgeselci Paul’u dışarıdan oldukça çekici ve huzurlu görünen tatillerinde yakalarız. 


Keş!f: Yılın en ilham veren yönetmeni aranıyor!

!f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nin dokuzuncu yılına giren uluslararası yarışmalı bölümü Keş!f, yılın ilham veren yönetmenini aramaya devam ediyor. İlk ya da ikinci uzun filmini yönetmiş yönetmenlerin filmlerinin yarıştığı Keş!f bölümünde, ABD, Almanya, Belçika, Çin, Etiyopya, Fransa, Finlandiya, İngiltere, İran, İspanya ve Türkiye’den toplam 9 film, 10.000 dolar değerindeki Keş!f Ödülü içinjüri karşısına çıkacak. Detaylı bilgi için; 

!f Bağımsız Filmler Festivali kapsamında sadece sinema gösterimleri yok. Çeşitli etkinlikler Şubat ayını renklendiren Film festivalinin etkinlikleri merak edenler www.ifistanbul.com web sitesini ziyaret edebilir.

Yorum bırakarak düşüncelerini bizimle paylaşmaya ne dersin?

Sen de kişisel yorumunu etiketiyle yazabilirsin.


Bu içeriklere de göz atmak ister misin ?