İslam Mimarisinin En Özel Örneklerinden Süleymaniye Camii

Dünya tarihine yön vermiş en önemli devlet adamlarından biri olan Kanuni Sultan Süleyman tarafından Mimar Sinan'a yaptırılan Süleymaniye Camii, İstanbul'da görülmesi gereken en önemli camilerden birisidir.

16.02.2017

Süleymaniye Camii, Osmanlı döneminin çok önemli eserlerini barındıran ve şehrin simgelerinden biri olan Süleymaniye semtinde bulunuyor. Şehirde yer alan camilerin en görkemlisi olan bu yapı, iç ve dış estetiği ile ziyaretçileri büyüleyen bir güzelliğe ve ihtişama sahip. 

İmparatorluğa “Yükseliş Dönemi”ni yaşatan ve tarihe damgasını vurmuş en büyük devlet adamlarından biri olarak kabul edilen Kanuni Sultan Süleyman zamanında dünyanın en önemli mimari dehalarından olan Mimar Sinan'a yaptırılan caminin inşaatı 1550 yılında başladı ve yedi yıl sürdü. Mimar Sinan'ın “kalfalık eseri” diye nitelendirdiği camii, ziyaretçilerin hayranlığını kazanıyor. Mimar Sinan Süleymaniye Camii

Süleymaniye Külliyesi 

Camiye girildiğinde göze çarpan ilk şey, yerleri kaplayan mihraplı ve el yapısı halıdır. Başka bir eşi olmayan halı buraya 1950'li yıllarda yerleştirildi. İçeri girince dikkatinizi hemen çekebilecek olan mihrabın duvarları, caminin inşa edildiği dönem olan 16. yüzyıla ait Türk motifleri ile süslü vitraylarla kaplı. 

Cami, içinde okul, kütüphane, hamam, aşevi, kervansaray, hastane ve dükkânlar bulunan Süleymaniye Külliyesi'nin içinde yer alıyor. Etrafı revaklarla çevrili ve ortasında şadırvan bulunan iç avlu, aynı zamanda caminin ana girişini oluşturuyor. Dört minareli olarak tasarlanmış olan caminin üzeri 53 metre yüksekliğinde ve 26.50 metre çapında büyük bir kubbe ile örtülü. Kubbeyi içerden, “fil ayağı” denilen dört büyük kolon taşıyor.Süleymaniye Camiisi Mimari

Süleymaniye Camii’nin Mimari Özellikleri 

Statik bakımdan kusursuz bir dengeye sahip olan mekânın en büyük özelliği, yapıldığı günden bugüne kadar İstanbul'da yaşanan depremlere rağmen, en küçük bir zarar bile görmemiş olmasıdır. 

Eserin girişinin sağında yer alan bronz kafesli bölme, Türk maden işçiliğinin en güzel örneklerinden birini oluşturuyor. Camiyi süsleyen levhaların tümü ünlü hattat Hasan Çelebi tarafından çizilmiş ve yazılmış. Hasan Çelebi'nin en güzel eserlerinden sayılan mavi zemin üzerine beyaz renkli harflerden oluşan mineli çiniler ise övgüye değer. 

Mimar Sinan, caminin içinde devamlı olarak hoş ve güzel hava bulundurmak için yeraltında yollar kazdırmış ve kemerler yaptırmıştır. Caminin tabanının orta kısmında yer alan bu yollar üzerine tahtadan kapaklar konularak aşağıdan gelen hava akımı ile caminin havasının her zaman temiz ve aynı zamanda yaz aylarında serin, kış aylarında ise sıcak olması amaçlanmış. 

Caminin arka avlusunda, Kanuni Sultan Süleyman'ın ve “Saçının tek bir teli için tüm servetimi ayaklarının altına sererim” diyecek kadar çok sevdiği karısı Hürrem Sultan’ın türbeleri bulunuyor. Kompleksin bir ucunda ise Mimar Sinan'ın küçük ve gayet mütevazı mezarı yer alıyor.

Görenleri büyüleyen camiyi, Galata Kulesi ve Haliç’in kıyısından da tüm haşmetiyle seyredebileceğinizi de hatırlatırız. 

Mimar Sinan eseri olan bu ihtişamlı Camiyi henüz görmediyseniz en kısa sürede ziyaret etmenizi öneririz. Süleymaniye ve çevresini uzman rehber Şerif Yenen ile gezmek, detayları ve tarihi hakkında daha çok şey öğrenmek ve bölgedeki lezzet duraklarını deneyimlemek için buradaki turumuza göz atabilirsiniz. 

Yorum bırakarak düşüncelerini bizimle paylaşmaya ne dersin?

Sen de kişisel yorumunu etiketiyle yazabilirsin.


Bu içeriklere de göz atmak ister misin ?