35.İstanbul Film Festivali başlıyor

İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından, bu yıl 11’inci kez Akbank sponsorluğunda gerçekleştirilecek İstanbul Film Festivali’nin 35’üncüsü, 7 - 17 Nisan tarihlerinde sanatseverlerle buluşuyor.

04.04.2016

İstanbul Film Festivali, 35. yılında da dünya sinemasının en yeni örneklerinden kült yapıtlara, Türkiye sinemasının en yenilerinden klasiklere, yeni keşiflerden başyapıtlara, gizli hazinelerden iz bırakan filmlere, zengin programını izleyicilere sunmaya devam ediyor.

Festival programında 187 uzun metrajlı, 10 kısa ve 24 deneysel film yer alıyor. Festival, 25 bölümde 62 ülkeden 223 yönetmenin toplam 221 filminin gösteriminin yanı sıra konuk sinemacıların katılacağı söyleşilerden sinema derslerine, konserlerden özel etkinliklere sinemayla dolu günler yaşatacak.

Festival filmleri 10 salonda sinemaseverlerle buluşacak

Başladığından bugüne bağımsız sinemaları destekleyen İstanbul Film Festivali’nin bu yılki gösterimleri Beyoğlu’nda Atlas, Beyoğlu ve Fitaş (iki salon) sinemaları, Akbank Sanat, İtalyan Kültür Merkezi, Ortaköy’de Feriye Sineması, Kadıköy’de Rexx Sineması (iki salon) ve İstanbul Modern Sinema olmak üzere 10 salonda yapılacak. Festival gösterimleri 11.00, 13.30, 16.00, 19.00 ve 21.30 seanslarının yanı sıra artık festivalin gelenekselleşen geceyarısı gösterimleri Cuma ve Cumartesi geceleri Atlas ve Rexx sinemalarında 24.00 seanslarında yapılacak.

Festivali Yeni Bölümleri

5. İstanbul Film Festivali Akbank Galaları, Yıllara Meydan Okuyanlar, Dünya Festivallerinden, Genç Ustalar, NTV Belgesel Kuşağı, Mayınlı Bölge, Antidepresan, Çocuk Mönüsü, Geceyarısı Çılgınlığı gibi klasikleşmiş bölümlerinin yanı sıra bu yıla özel bölümlerde gösterimler gerçekleştirecek.

Musikişinas: Festival bu yıl ruhunu müzikle doyuranlar için yepyeni bir bölüm sunuyor. Müziği hayatlarının ayrılmaz bir parçası kılanların hikâyelerinin bir araya toplandığı 8 film Musikişinas bölümünde izleyiciyle buluşacak.

Gömülü Hazineler: Festivalin bu yıl çok ses getirecek yeni bölümlerinden Gömülü Hazineler, sinema tarihinin varlığı az bilinen, yasaklanmış, kaybolmuş, yıllar boyu izleyici karşısına çıkmamış veya literatürde adından hak ettiği kadar bahsedilmemiş filmleri gömülü olduğu yerden gün ışığına çıkartacak. Alkan Avcıoğlu'nun küratörlüğünü üstlendiği bölüm kapsamında geç keşfedilen veya restore edilen kopyasıyla izleyici karşısına ilk kez çıkmaya hazırlanan 4 film beyazperdede meraklılarıyla buluşacak.

Işığın Peşinde: 70’ler Amerikan Avangard Sineması: İstanbul Film Festivali, deneysel sinemaya da hak ettiği alanı açmak için bu özel türün başlangıçlarına doğru yol alıyor ve 70’li yıllarda en verimli zamanlarını geçiren Amerikan avangard sinemasının öncü isimlerinin filmlerini bir araya getiriyor. Burak Çevik küratörlüğünde hazırlanan bölümde Stan Brakhage, Michael Snow, Ken Jacobs, Robert Breer, Hollis Frampton, Ernie Gehr, Jonas Mekas, Stan Van Der Beek, Jerome Hill, James Benning gibi ustaların filmleri, Türkiye’de ilk defa 35. İstanbul Film Festivali’nde, çekildikleri orijinal formatları olan 16mm kopyalarından, İstanbul Modern Sinema’da izleyicilerle buluşacak.


Festivalden Film Şeçkileri

BİR AİLE FİLMİ 

Yönetmen: Olmo Omerzu

Yıl boyunca gösterildiği festivallerde övgülere boğulan bu Çek filmi, aile krizi hikâyelerine yeni bir soluk getiriyor. Biri lise diğeri üniversite öğrencisi çocuklarını evde bırakarak tatile çıkan Irena ve Igor, işlerin sarpa saracağını hiç tahmin etmemektedir. Ne de olsa teknoloji yardımıyla video görüşmeler yapmak ve evde olan biteni takip etmek artık mümkündür. Ancak hem kendi seyahatleri hem de evde yaşananlar tatsız gelişmelere gebedir. Genç yönetmen Olmo Omerzu, bu ikinci uzun metraj filminde, hem biçim hem de içerik açısından seyircinin beklentileriyle ustalıkla oynuyor. Baştan sona sürprizlerle dolu olan Bir Aile Filmi´nin oyuncu kadrosundaki köpeği de kolay kolay unutamayacağınızı ekleyelim.


BİR LİDERİN ÇOCUKLUĞU

Yönetmen: Brady Corbet 

Bir Liderin Çocukluğu, faşist bir liderin çocukluğunda geleceğin izlerini arıyor. ABD´li aktör Brady Corbet, bu ilk filminde 1918 yılında, Birinci Dünya Savaşı´nı bitirecek Versay Barış Antlaşması için ABD´den Fransa´ya gelmiş güçlü bir diplomat, dindar eşi ve oğlunu takip ediyor. Özellikle de imtiyazlı bir aileye mensup küçük çocuğun gitgide kontrolden çıkan ve faşizm eğiliminin habercisi olan davranışlarını gösteriyor. Müziğini Scott Walker´ın bestelediği, Jean Paul Sartre´ın aynı adlı öyküsünün serbest uyarlaması olan film, Bérénice Bejo, Liam Cunningham ve Robert Pattinson´ın da yer aldığı parlak bir oyuncu kadrosuna sahip. Karanlık bir atmosfer içinde, izleyicisine ileride milyonları etkileyecek kararlar verecek bir karakteri analiz etme şansını veriyor.


VİCDANIN SESİ

Yönetmen: Vahid Jalilvand 

Celal adında bir adam İran´da bir gazeteye alışılmadık bir reklam verir: İhtiyaç sahibi birine 10.000 dolarlık bir bağış yapacaktır. Bu haber kalabalık bir insan güruhunu bir araya getirir. Günün sonunda Celal, yüzlerce başvuru formuyla baş başa kalır ve aralarından birini rastgele seçmeye karar verir. Polis binanın önünde toplanan kalabalığı dağıtır. Ancak iki kişi vazgeçmemiştir.


İÇİNDE BİRAZ KIRMIZI OLAN MAVİ

Yönetmen: Christopher Kirkley 

Nijer yapımı bu müzik filmi 2015´in en hoş sürprizlerinden. Tuareg dilinde “mor” kelimesi olmadığı için İçinde Biraz Kırmızı Olan Mavi Renkte Yağmur adını alan film, isminden başlayarak Prince´in Purple Rain´ine bir saygı duruşu aslında. Geleneksel Tuareg müziklerine kendine özgü bir yorum katan gitarist Mdou Moctar film boyunca mor renklerle süslenmiş motosikletiyle çölde dolaşıyor ve bir yandan rakip müzisyenlerle mücadele ederken, diğer yandan ailevi sorunlarını çözmeye çalışıyor. Bu hikâyede elbette aşka da yer var.


11 DAKİKA

Yönetmen: Jerzy Skolimowski 

Polonya sinemasının usta ismi, İstanbul Film Festivali´nin Yaşam Boyu Başarı Ödülü sahibi Jerzy Skolimowski´den yenilikçi, taze ve dinamik bir film. Varşova´da geçen filmin öyküsü, bir sosisli sandviç satıcısından Hollywood yapımcısıyla görüşen bir oyuncuya dek birçok karakterin hayatlarında yaklaşan bir kıyametin hissedildiği aynı 11 dakikaya odaklanıyor. Kara mizahın da ihmal edilmediği film, çağımızın felaket kapıda hissini, iç içe geçen kurgularla veren bir gerilim.


BEN VE KAMINSKI

Yönetmen: Wolfgang Becker 

On iki yıl önce çektiği son kurmacası Elveda Lenin! dünya çapında bir hite dönüşen Wolfgang Becker´in uzun zamandır yolu gözlenen yeni filmi Ben ve Kaminski, Almanya´nın en parlak genç yazarlarından Daniel Kehlmann´ın romanından beyazperdeye uyarlandı. Filmin başkarakteri Sebastian Zöllner, ressam Manuel Kaminski hakkında bir makale yazmakta olan genç bir gazetecidir. Bir yandan işini tamamlamaya çalışırken, diğer yandan makalesini doğrudan paraya çevirebilmek için Kaminski´nin bir an önce ölmesini dilemektedir. Daniel Brühl ile Jesper Christensen´in karşılıklı döktürdükleri Ben ve Kaminski, alabildiğine oyuncaklı bir dram.


İstanbul Film Festivali Bilet Fiyatları

Ön Satış - Tam 16,50 TL Öğrenci 12,50 TL / Genel Satış - Tam 18TL Öğrenci 14TL 

 

Yorum bırakarak düşüncelerini bizimle paylaşmaya ne dersin?

Sen de kişisel yorumunu etiketiyle yazabilirsin.


Bu içeriklere de göz atmak ister misin ?