İstanbul’da Makriköy'ü bilir misiniz?

Tarihi Yarımada’dan uzak, ama bir o kadar da İstanbul’un binlerce yıllık tarihine yakın bir semtimiz Bakırköy, aynı zamanda Türkiye'nin en kalabalık ilçesi.

11.08.2017

İstanbul’un tarihi zenginliğinden söz açılınca, bu zenginlikten nasibini almış semtler olarak bir sürü isim anılır; ama her nedense Bakırköy hep unutulur. Hoş, İstanbul’un dört bir yanına sıçramıştır bu köklü zenginlik ama, Bakırköy'ün tarihi de İstanbul'unki kadar derindir. Bakırköy, Bizans döneminde de, diğer dönemlerde de hep önemli olmayı sürdürmüş. Bu döneminde bir askeri ve siyasi merkez olarak konumlanan Bakırköy’ün önemi, Bizans’ı Avrupa’ya bağlayan yol üzerinde bulunmasından kaynaklanıyormuş.

Bugün de İstanbul’un en büyük ve önemli ilçelerinden biri olmayı sürdüren Bakırköy, Marmara Denizi’nin kuzeydoğu sahilinde yer alır. Doğuda Zeytinburnu, kuzeyde ise Küçükçekmece, Bahçelievler ve Güngören’e komşu olan Bakırköy, aynı zamanda İstanbul’un en eski yerleşim birimlerinden biri olma özelliğine de sahip. Bu arada, Bahçelievler, Güngören ve Bağcılar ilçelerinin 1992 yılına, Zeytinburnu’nun 1957 yılına, Küçükçekmece ve Avcılar’ın da 1989 yılına kadar Bakırköy’e bağlı olduklarını hatırlatalım.

Bakırköy bugün, Bakırköy, Osmaniye, Kartaltepe, Zuhuratbaba, Zeytinlik, Cevizlik, Sakızağacı ve Yenimahalle mahallelerinden oluşuyor. Bakırköy’e bu ismin verilmesi de ilginç bir süreç sonunda gerçekleşmiş. Bizans döneminde Hebdoman ya da Jeptimum adlarıyla anılan Bakırköy, Bizans’ın son dönemlerinde ‘uzun köy’ anlamına gelen Makrohori adıyla anılmaya başlamış.

Bakırköy

Bölgeye Türkler'in yerleşmesi ile birlikte –ki bu dönem XV. Yüzyıl’dır- Makrohori kelimesi Osmanlılar tarafından zamanla Makriköy’e dönüşmüş. Bakırköy çok yakın bir zamana, 1925 yılına kadar da bu isimle anılmış. Bu tarihte, ülke çapında başlatılan yabancı isimleri Türkçeleştirme dalgası ile Makriköy, Bakırköy’e dönüşmüş. Yani, Bakırköy’ün bakır madeni ile uzaktan yakından bir ilgisi yoktur!

Bakırköy, tarihinde birçok önemli olaya da ev sahipliği yapmış. Bunlar arasında II. Abdülhamit’in tahttan indirilmesi, Ayastefanos (Yeşilköy) Antlaşması, I. Dünya Savaşı sırasında yaşadığı Fransız işgali gibi olaylar sayılabilir. Tarihi gelişimi içinde, Antik Çağ’dan günümüze bir çok tarihi eseri sınırları içinde barındıran Bakırköy’ün bu önemli tarihi eserleri arasında da Bizans döneminden kalma Fildamı Sarnıcı’nı, XVII. Yüzyıl Osmanlı mimarisini yansıtan Baruthane’yi, aynı dönemde yapılan ancak 1875’de Sultan Abdülaziz tarafından yeniden inşa edilen Çarşı Camii ve çeşmesisini, aynı dönemde yaptırıldığı sanılan Şifa Hamamı’nı, XIX. Yüzyıl’da yaptırılan Bez Fabrikası’nı (Bakırköy Pamuklu Sanayi Müessesesi), Yeşilköy yalılarını, tarihi Bakırköy evlerini, bir çok kiliseyi ve Florya Deniz Köşkü’nü sayabiliriz.

Bakırköy

Bakırköylü Olmak

Dışarıdan göç alan ve yeni yerleşimlerin yapıldığı bir bölge olmayan Bakırköy’de, bu yüzden, uzun yıllardır istikrarlı bir nüfus yapısı söz konusu. Aynı zamanda, değil İstanbul’un, Türkiye’nin en kalabalık ilçesi olan Bakırköy’ün, İstanbul, Ankara ve İzmir Büyükşehir Belediyelerinden sonra dördüncü en büyük belediyeye sahip olması da bir başka şaşırtıcı nokta...

Kültür, eğitim, alışveriş, ekonomi gibi birçok alanda elinde önemli bir potansiyel barındıran Bakırköy, bir yandan da İstanbul’un merkezinden bağımsız, özerk bir bölge hissi uyandırıyor. Belki de bu özel duygu, gerçek Bakırköylüleri Bakırköy’e daha kuvvetle bağlıyor ve aidiyet hissi yaratıyor.

Yorum bırakarak düşüncelerini bizimle paylaşmaya ne dersin?

Sen de kişisel yorumunu etiketiyle yazabilirsin.


Bu içeriklere de göz atmak ister misin ?