İstanbul’un Az Bilinen Koruları

Emirgan, Yıldız, Ayazağa, Fethi Paşa ve Hidiv gibi koruluk alanlar, kentin gürültü ve karmaşasından kaçan İstanbullulara nefes alma olanağı sağlıyor.

10.06.2017

Emirgan, Yıldız, Ayazağa, Fethi Paşa ve Hidiv gibi koruluk alanlar, kentin gürültü ve karmaşasından kaçan İstanbullulara nefes alma olanağı sağlıyor.

Yüzlerce yıllık tarihe tanıklık eden, Osmanlı dönemine ait önemli köşk ve sarayları barındıran, hanedanın dinlenme, avlanma ve gezi alanlarını da oluşturan koruluklarda, yüzlerce egzotik ve nadir bitki türü yer alıyor.

Emirgân ve Yıldız Koruları gibi kimi korular İstanbul’un en bilinen yerleri arasında olsalar da İstanbul’un diğer koruları da en az onlar kadar güzel.

Küçük Çamlıca Korusu

Üsküdar’da 227 rakımlı Küçük Çamlıca tepesi üzerindeki koruluğu da, yamaçlarındaki Tomruk suları, II. Mahmut zamanında sosyal yaşama açılmasıyla biliniyor. Ancak 1970’li yıllardan sonra yaşanan yapılaşma sonucu büyük bir kısmı tahrip edilen koru, fıstık çamları, karaçam, kızılçam, servi, çınar, gürgen ve ıhlamur ağaçlarından oluşuyor.

Küçük Çamlıca Korusu

Fethi Paşa Korusu

Yine Üsküdar’da bulunan 26 hektarlık Fethi Paşa Korusu, 1960-1980 arasında mülkiyet sorunu nedeniyle bakımsız ve girilemez durumda iken, Büyükşehir Belediyesinin istimlak işlerini tamamlamasının ardından 1985-1987 de bakım alınarak gezinti yolları, koşu parkurları, seyir yerleri, kafeterya ve spor alanlarıyla hizmete açıldı.

Çam, meşe, sakız ağacı, akçakesme, atkestanesi, Trabzon hurması, yalancı akasya, dişbudak, porsuk ve nadide bir ağaç olan Japon kadife çamından oluşan koru, halen İstanbul Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğünün sorumluluğunda bulunuyor.

Fethi Paşa Korusu

Hidiv İsmail Paşa Korusu

“Çubuklu Korusu” olarak da bilinen Hidiv İsmail Paşa Korusu, Çubuklu’da sahilden yamaca doğru yükselen yaklaşık 17 hektarlık alan üzerinde kurulu bulunuyor ve bölgedeki yerleşimin Bizans dönemine dayandığı biliniyor.

Bizans kaynaklarında Aziz Alexandır’ın kurduğu ve “Akimitis” olarak bilinen ve gece gündüz nöbetleşe ibadet etmeleri nedeniyle “uykusuz” olarak adlandırılan keşişlerin yaşadığı bir manastırın da o dönem bu bölgede kurulduğuna ilişkin bilgiler yer alıyor.

Hidiv Korusu

İtalyan mimarisinin hakim olduğu ve 1907’de yapılan “Hidiv Kasrı”nın da bulunduğu Çubuklu Korusu, gümüşi ıhlamur, at kestanesi, porsuk ve fıstık çamları, ehrami serviler, saplı meşe, yaz ıhlamuru, dişbudak, yalancı akasya, Akdeniz defnesi, Trabzon hurması, kuş üvezi, erguvan, çitlembik ve Londra çınarı gibi ağaçlardan oluşuyor.

Yorum bırakarak düşüncelerini bizimle paylaşmaya ne dersin?

Sen de kişisel yorumunu etiketiyle yazabilirsin.


Bu içeriklere de göz atmak ister misin ?