İstanbul’un Mekânları ve Müdavimleri

“Bazen herkesin adını bildiği yere gitmek istersin.” İstanbul’da her şey gibi gece hayatı da zengin. Her zevke göre mekân ve her mekânı ikinci evi bellemiş müdavimler var. Peki hangi müdavim hangi semte gidiyor? Bu yazıyı favori barınıza gidin ve öyle okuyun.

Gürkan İlçe

Editör

21.04.2017

“Cheers” dizisini hatırlar mısınız? Ted Danson, Woody Harrelson, Kirstie Alley, Kelsey Grammer gibi yıldızlar bu diziden çıkmıştı. 1982’de yayınlanmaya başlayan diziye adını veren Cheers diye lokal bir bar vardı, öyle lüks falan değil, kendi halinde. Burada çalışan birkaç kişi, bir de bu bara her gün mutlaka uğrayan müdavimler… Burada kurulan dostluklar, filizlenen aşklar, günlük hayattan enstantaneler anlatılırdı. Dizinin bir de açılış müziği vardı ki, belki de en akılda kalan oydu. Şarkıda “Bazen herkesin adını bildiği yere gitmek istersin” diyordu.  Haksız da sayılmazdı.

Havaların ısınmasıyla İstanbul’da mekânlar biraz daha canlanacak. Yeni yerler keşfetmenin heyecanı saracak kimi İstanbulluları. Ama kimisi de bildiği yerden şaşmayacak. İşte o bildiği yerlerden şaşmayanlar, yani müdavimler, yeni semtlerde yeni mekânlar arayışında değiller. Onlar bildiklerinden sapmamayı, kendi “Cheers”lerine uğramayı tercih ediyor.

Pek çok farklı kültürün ve zevkin bir arada olduğu İstanbul’da, gece hayatı bu farklılıkların ihtiyaçlarını karşılıyor. Her gün ve her gece, farklı semtlerde farklı mekânlar, bir yandan kapıdan adımını ilk kez atacak misafirleri, bir yandan da kendini evinde hissetmek için oraya gelen müdavimlerini bekliyor. Biz de düşündük taşındık, İstanbul’un hangi semtine kimler gidiyor, hangi müdavim nereyi tercih ediyor sizler için araştırdık. Ortaya çıkan tabloyu ise şöyle yorumlayabiliriz: İstanbul’da her ruha ve her zevke göre bir yer var. Yeter ki siz İstanbul’un kalabalığında doğru zamanda doğru yerde olun ve pijamayla gezemeyecek de olsanız “ikinci evinizi” bulabilin.

KADIKÖY: Aşırı Sakinler ve Kaybedenler

Müdavimliğin en yaygın olduğu semtlerden biri belki de Kadıköy. Zira Kadıköy, şehrin kaosundan biraz olsun daha uzak, her şeyin yerelinin makbul olduğu, kent içinde bir nevi kasaba. Bu yüzden de Moda, Bahariye, Yeldeğirmeni, Koşuyolu, Ziverbey gibi Kadıköy’deki Kadife Sokak’a, nam-ı diğer barlar sokağına yakın oturanlar; huzuru, eğlenceyi, müziği, keyfi, arkadaşlarını ve birkaç kadeh içki içip çakırkeyif olabileceği mekânı uzakta aramaz. Kadıköy’de bir barda görebileceğiniz en muhtemel manzara ise, kadın ya da erkek fark etmez, barda tek başına oturmaktan çekinmeyen, düşüncelerini kendine saklayan, içkisini sakince yudumlayan müdavimdir.

Kadıköy’de publarda zaman geçirmekten hoşlanan bir kitle var her zaman. Genellemek zor ama müdavim olmaları çok fazla yeniliğe meraklı olmadıkları anlamına gelebilir, can atmıyorlar en azından. İstedikleri, bildikleri bir yerde, tahmin edebilecekleri müzikleri dinleyerek zaten tanıdıkları insanların arasında bir şeyler içip gecenin bitmesine bakmak gibi bir şey. Melankolik değil, aşırı sakinlik daha çok.

KADIKÖY: Aşırı Sakinler ve Kaybedenler

CİHANGİR: Bohemler ve Marjinaller

Şehrin göbeğinde, Taksim’in kalabalığının ortasında olmasına rağmen kendini o kaostan biraz olsun soyutlamayı başarmış ve mahalle duygusunu korumuş olan Cihangir’in gündüzü başka, gecesi başka… Kadıköy’de kasaba duygusunun yarattığı aidiyete benzer bir aidiyet de Cihangir müdavimlerinde var. Onlar da bir türlü kopamıyor mahallelerinden. Cihangir’den vazgeçemeyenler ise genellikle bohem bir hayat tarzı benimsemiş olanlar ve marjinal takılanlar. Yazar çizer takımının, sinemacıların, sanata kıyısından köşesinden bulaşmış olanların vazgeçmediği Cihangir, onlar için artık ev gibi. Hatta gerçek müdavimler ve Cihangir sakinleri de bu kadar kalabalıklaşmasından şikâyetçi.

CİHANGİR: Bohemler ve Marjinaller

NEVİZADE: İş Çıkışı Kafa Dağıtmaya Gidenler ve Oradan Başka bir Yere Gidemeyenler

Çeşit çeşit meyhanesiyle, barları, fasılları, teraslarıyla Beyoğlu’nun uzun zamandır gözdesidir Nevizade. Her bütçeye göre mekânları, farklı tarzlara hitap eden salaş meyhaneleri ve barlarıyla hem damaklara hem de kulaklara hitap etmesini bilir. Koltuklarına yayılıp güzel müzik dinlemek isteyenlerin vazgeçilmezi Gizli Bahçe, “Terasından başka yerde oturmam” diyenlerin müdavimi olduğu Şahika, mezeleri ve zeytinyağlılarıyla rakı keyfini doruklara taşıyan İmroz, pek çoklarının ilk tercihi Akdeniz ve daha pek çok mekânı ile Nevizade adeta bağımlılık yaratıyor. Öyle ki ayağı oraya alışanlar için başka bir seçenek yok gibi. Her kadar iğne atsak yere düşmeyecek şekilde kalabalık da olsa, iki adım yürümek için 10 dakika insan trafiğinin ilerlemesini de bekliyor olsak da Nevizade müdavimleri bunu dert etmiyor.

Biraz eskiye dönersek; Taksim, meyhane olarak da Nevizade'dekileri işaret ederdi. Mezesine, garsonlarının efendiliğine, hesabın şişirilmeden gelmeyeceğine inandığımız yerlerin sayısı ise üç-dördü geçmezdi. Kerpen'deki İmroz, Cumhuriyet, Degüstasyon daha sonraları Boncuk, deyim yerindeyse ağbilerin çömezleri elinden tutup götürdüğü, "meyhane neymiş, görsünler" dedikleri ilk adreslerdendi. Nevizade'yi süsleyen beyaz masa örtüleri üzerinde ne şiirler ne şarkılar, ne aşklar dile gelmiştir, bilir misiniz?

NEVİZADE: İş Çıkışı Kafa Dağıtmaya Gidenler ve Oradan Başka bir Yere Gidemeyenler

BOĞAZ: Gösterişliler ve Gösterişçiler

Arabayla Boğaz’a doğru devam ettikçe bir şeylerin değiştiğini hissedeceksiniz. Aslında ne hava ne su değişiyor, ama arabaların kalitesiyle beraber topukların boyları yükseliyor, daha bir parlak, daha bir şaşaalı hayatlar başlıyor. Adeta gizli bir sınırdan geçiyoruz. Boğaz’ın lüks mekânlarında eşsiz manzara eşliğinde tatlı mı tatlı kokteylleri leziz suşilerle beraber mideye indirmenin keyfine paha biçilebilir belki ama size biraz pahalıya patlayacaktır. Bunu göze alan müdavimler ise hafta sonlarını iple çeker, en göz alıcı kıyafetlerini giyer ve son model arabalarından indikten sonra lüks mekânın kapısındaki sırada yerini alır. Yalnızca konfor meraklısıysanız da doğru yere geldiniz.

BOĞAZ: Gösterişliler ve Gösterişçiler

KUMKAPI: Vur Patlasın Çal Oynasıncılar

Gösterişten uzak, sade, sıcak ve keyifli bir gece geçirmek isteyenlerin adresi Kumkapı. Ama tabii Kumkapı’ya gidip de içip içip keyiflenmemek, melankolik takılmak ya da ağırbaşlıyı oynamak olmaz, öyleyse çok yanlış yerdesiniz. Keyfi bol kederi az olanların, kapı gıcırtısından oynamaya başlayanların, vur patlasın çal oynasıncıların mesken tuttuğu Kumkapı, meyhane muhabbetlerinden hoşlanan, yiyip içip keyiflenenlerin mekânı.

KUMKAPI: Vur Patlasın Çal Oynasıncılar

Yorum bırakarak düşüncelerini bizimle paylaşmaya ne dersin?

Sen de kişisel yorumunu etiketiyle yazabilirsin.


Bu içeriklere de göz atmak ister misin ?