İstanbul’un Nargile Kültürü

Köşenizde sessiz sakin ‘tokurdatırsınız’ onu. Eskiler, “Yalnız içilirse tadı çıkmaz, sohbet, muhabbet, yârenlik ister” derler onun için. Zamansızların keyfidir nargile. Nargilenin dumanı uzun sohbetlere gebe…

01.03.2017

Nargile, Osmanlı kültüründe derin muhabbetlerin, dost meclislerinin vazgeçilmez bir unsuru olarak kabul edilirdi. Son yıllarda, özellikle genç nüfusun gösterdiği ilgiyle daha da bir canlanan nargile kültürü, bugün de hâlâ bu özelliğini koruyor. Çeşit çeşit aromalı özel tütünlerle hazırlanan ve keyifle “tokurdatılan’ nargile, sırf tütünden mamul tömbekisiyle de muhabbet erbaplarına keyif vermeye devam ediyor.

Hindistan’da doğan nargilenin, adı da yine doğduğu ülkeden geliyor. Hintliler, Hint keneviri içmek için içi boşaltılmış bir Hindistan cevizinin kabuğuna bir kamış sokarak icat etmişler nargileyi. Daha sonra Acem ve Arap kültürüyle tanışmış nargile. Bu tanışmaysa, nargilenin daha incelikli bir keyif aracına dönüşmesini sağlamış. Gövdesi porselenden, camdan, çini, gümüş ya da bronzdan yapılır olmuş. Önce İran’da sonra da tüm Arap topraklarında yaygınlaşan bu keyifli tütün içme aracına İranlılar “kalyan”, Araplar “şişa” adını vermişler.

Osmanlı Nargile Kültürü

Nargile, Türk kültürüne ise 16. yüzyılda, Yavuz Sultan Selim’in İran ve Mısır seferleri sırasında girmiş. Türkçe adını Farsçada “Hindistan cevizi” anlamına gelen “nargil” veya Arapçada yine aynı anlama gelen “narcıl” kelimelerinden aldığını söyleyebileceğimiz nargile; keyfi yüzyıllar içinden süzülerek günümüze kadar ulaşmış bir sohbet medeniyetinin kapılarını açar size…

Gelişmiş her medeniyette olduğu gibi nargilenin de kendine has incelikleri var elbette. Hazırlanması ayrı bir ustalık, içmesi ise ayrı bir özen gerektiriyor. Gelin, bu medeniyetin inceliklerini öğrenmeye önce nargileyi oluşturan parçalardan başlayalım.

Nargilenin Parçaları

Nargile, esas olarak dört ana parçadan oluşur. Bu parçalar, aşağıdan yukarıya doğru şöyle sıralanır:

Şişe: Nargilenin yere basan ayağı, içine su konulan en alttaki kısmıdır. Çekilen dumanın filtrelendiği ve içindeki su ile soğutulduğu bölümdür. Genellikle camdan yapılsa da porselenden, gümüşten ya da çiniden yapıldığı da olur.

Ser: Nargilenin ince-uzun kısmı, bir başka deyişle boynudur. Şişeden çıkarak yukarıya doğru uzanır. Üst ucunda lüle vardır, marpuç buraya takılır, çekilen dumanın ne yönde hareket edeceğini belirler, kısacası ser olmadan nargile de olmaz.

Marpuç: Dumanın çekildiği, uzun ve esnek bir hortumdur. Geleneksel olarak koyun veya ceylan derisinden yapılır, ancak iç kısmı kalın kartondan yapılan daha ucuz çeşitleri de mevcuttur. Bir ucu sere, diğer ucu genellikle ahşaptan mamul tutma yerine bağlanır.

Lüle: İçine tütünün veya tömbekinin konduğu, küçük bir çanak şeklindeki kaptır. Üst kısmı açık, alt kısmı sere bağlanan, beş delikli bir parçadır. Isıyı fazla iletmediği ve bu sayede içindeki tütünü yakıp kavurmadığı için yapımında çömlekçi çamuru kullanılır.

Nargilenin bu parçalardan başka birçok küçük ama önemli yan parçaları da vardır:

İmame: Marpucun ahşap tutma yerinin ucundaki parça. Sipsi buraya takılır. En makbul olanı yekpare kehribardan yapılanıdır fakat genellikle plastikten yapılmış olanları kullanılır.

Sipsi: İmamenin ucuna takılan, nargile içen herkese yenisi verilen, plastikten ağızlıktır. Kullanıldıktan sonra atılır.

Nargilenin Parçaları

Tepsi: Lülenin altında duran, metalden yuvarlak bir parçadır; közden dökülen küllerin yere düşmesini önler.

Rüzgârlık: Lülenin üzerinden yerleştirilerek etrafını çevreleyen ve lüleyi rüzgârdan koruyan, üzeri delikli, kimi zaman ince ince işlemeli, silindir şeklindeki metal parça.

Maşa: Yandıkça geçen ve küllenen közü temizlemek, közün yönünü değiştirmek veya ateşi tazelemek için kullanılan alettir. Nargile içmenin dört şartından (maşa, meşe, köşe, Ayşe) biridir.

Kömür: Nargile kömürü uzun süre dayanmalıdır. Bu yüzden, yanmış ve alevi kalmamış meşe kömürü kullanılır. Şimdilerde çabuk yakılabilen, özel nargile kömürleri kullanılıyor, ancak nargilenin tadına gerçekten varabilmek için kısa boylu bir meşe türü olan pırnal meşesinden elde edilen kömür kullanılmalıdır.

Tömbeki: Tömbeki, nargile için özel olarak hazırlanan, aromasız, has nargile tütünüdür. Özel tömbeki tütünün kıyılarak, bir gece önceden, üzeri nemli bir bezle örtülü şekilde suya bastırılmasıyla hazırlanır. Kullanımdan önce suyu sıkılır, “Harbi” de denilen çelik şişlerle lüleye yerleştirilir ve tam ortasından delinir. Daha sonra yine ıslatılmış ve kalın damarları alınarak ikiye bölünmüş bir tütün yaprağıyla sarılır ve tömbeki tüttürülmeye hazır hale gelir.

Aromatik tütünler: Bahri veya Arap tömbekisi denilen tütünlerdir. Fermente edilmiş meyvelerden elde edilen bu tütünler elma, portakal, limon, kayısı, vişne, şeftali, muz, çilek, kavun, mango gibi neredeyse akla gelecek her meyveyle ve kahve, cappucino, karamel, yasemin, vanilya, gül, Hindistan cevizi, nane gibi birçok aromayla hazırlanırlar.

Aramolı Nargile

Folyo: Doldurulduktan sonra lülenin üzerini kaplamak için kullanılır. Lüle kaplandıktan sonra hava geçmesi için üzerine küçük delikler açılmalıdır.

Maşa, Meşe, Köşe, Ayşe

Tiryakilerin saydığı dört nargile içme şartı vardır, “maşa, meşe, köşe, Ayşe”… Ali Esat Bozyiğit, ‘Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi'nin nargile maddesinde bu şartları şöyle açıklamış:

"Maşa olmazsa nargile içmenin keyfi olmaz. Tömbekinin üzerindeki ateşi ayarlamak, nargile içiminde bir zevktir. O nedenle maşa gereklidir. Meşe, bu aracının kömürünü anımsatmak içindir. En iyi ve dayanıklı ateş, meşe odununun kömüründen olur. Nargile içen mutlaka bir köşeye çekilir. Ortalık yerde oturulup nargile içilmez. Ayşe ise nargile içene hizmet eden kimse demektir."

Nargile İçmenin De Bir ‘Raconu’ Vardır

Nargile harcıâlem bir keyif değildir, sigara gibi her yerde, her şekilde içilmez. Tabiri caizse, kendisine has bir raconu, adabı vardır. Nargile kültürü aracılığıyla kulaktan kulağa aktarılan yazılmamış bu kurallar kısaca şunlardır:

  • Nargile tok karnına içilmelidir.
  • İlk kez içiyorsanız açık ve havadar fakat rüzgâr almayan yerlerde içmeye çalışın.
  • Nargile içmek için bol vaktiniz olmalı. Nargile dar zamanlarda içilmez. Nargileyi normal bir hızda içmek bir, keyifle ağır ağır, olması gerektiği gibi içmek ise ortalama bir buçuk, iki saat sürer.
  • Halk arasında kullanıldığı gibi, nargile fokurdatılmaz, ‘tokurdatılır’ 
  • Marpuç alt kısmından tutulur. 
  • Duman nefes alır gibi çekilmelidir, sigara içer gibi derin nefeslerle çekilmesi doğru değildir. Acele etmeden, yavaş yavaş çekilen duman şişenin daha güzel tokurdamasını da sağlar. Nargileyi çok uzun ve sık aralıklarla çekmeyin, bu tütünün kavrulmasına neden olur.
  • Görgü kuralları gereği yüksek sesle konuşmak, kahkahalar atmak ve etrafın sükûnetini bozmak, raconu da bozar.
  • Nargile ateşinden sigara yakmayın, yaktırmayın; görgüsüzlük olarak kabul edilir. Ayrıca tepsiye sigara külü de silkelenmemelidir.
  • Nargile asla sizden ve çevredeki nargilelerden yüksek bir yere konmamalıdır.
  • Nargileyi ortaklaşa en fazla iki kişi için. Kişi sayısı arttıkça, nargile daha yoğun ve sık kullanılacağından çabuk yanma riski ortaya çıkar.
  • Nargilenin marpucu asla doğrudan elden ele verilmemeli, masaya bırakılmalı ve diğer kişi de marpucu oradan almalıdır.
  • Nargilenin yanında boğazın yumuşatılması için çay veya meyve çayları içilmesi önerilir.

İstanbul’da Nerede Nargile İçebilirim?

İstanbul’da nargile içmek için gidilecek birçok nargile kahvesi var. Günümüzde, geleneksel nargile kahvelerinin dışında, İstanbul’daki kafelerin çoğunda, hatta rock barlarda dahi nargile içilmeye başlandı. Yolunuz bunlardan birine düşer de canınız nargile keyfi yapmak isterse, nargileleri olup olmadığını sorabilirsiniz.

Ancak en güzel nargile kahveleri Tophane, Kuledibi ve Çemberlitaş gibi yüzyıllardır nargile içilen semtlerde bulunuyor. Özellikle Tophane’deki nargile kahveleri ve Çemberlitaş’taki Çorlulu Ali Paşa Medresesi’nin nargile keyfi için en iyi mekânlar olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca Eminönü, Beyoğlu, Aksaray, Kadıköy ve Haliç’teki Galata Köprüsü’nün altında da gayet hoş nargile kahveleri bulabilir, bu keyfi gönlünüzce yaşayabilirsiniz.

Yorum bırakarak düşüncelerini bizimle paylaşmaya ne dersin?

Sen de kişisel yorumunu etiketiyle yazabilirsin.


Bu içeriklere de göz atmak ister misin ?