Kız Kulesi Efsaneleri ve Gerçek Hikâyesi

İstanbul’a gelip de Üsküdar açıklarında duran Kız Kulesi’ni ziyaret etmeden gitmeyin. Hele de İstanbul’da yaşıyorsanız öyle uzaklardan bakmak ile yetinmeyin. Mimarisine ruh katan efsaneleriyle Kız Kulesi sizi bekliyor.

25.02.2017

Bir an için gözlerinizi kapayın ve düşünün: Yüzlerce yıl, hatta bin yıl önce, belki bir denizci, belki de bir korsansınız; İstanbul’a doğru yolculuktasınız... Çanakkale Boğazı’nı geçtiniz, Marmara’yı da aşıp İstanbul Boğazı’na yaklaştınız. Önce bir siluet karşıladı sizi, Ayasofya’nın kubbesi tüm haşmetiyle karşınızda! Bir tarafta da Cenevizlilerin Galata Kulesi, Boğaz’a doğru giderek süzülmeye başladınız ki ne göresiniz? Sizi, eğer düşmansanız tehditkâr, dostsanız da davetkâr şekilde karşılayan bir levent var denizin ortasında: Kız Kulesi!

Tarihin eski dönemlerinden beri bilinen bir yer olan Kız Kulesi, sadece estetik özelliği ile değil, efsaneleriyle de İstanbul’u zenginleştiriyor.

Amiralin Acısı

Kız Kulesi ile ilgili efsanelerin en eskilerinden biri, İstanbul’un, o zamanki adıyla Byzantium’un, Atina hükümranlığı altında olduğu dönemlere dayanıyor. Efsaneye göre, Makedonya Kralı Filip’in İstanbul’a saldırma ihtimaline karşı, Atina Krallığı, İstanbul’u korumak üzere Amiral Hares komutasında gemiler gönderiyor. Hares, çok sevdiği eşi Damalys’i, öldüğünde buradaki kayalıkların içine oyduğu bir mezara defnediyor.

Kız Kulesi Gece

Leandros ile Hero’nun Aşkı

Yunan mitinden gelen bir başka efsaneye göre ise, Leandros adında bir genç, Hero adında bir kıza aşık oluyor. Genç Leandros her gece sevgilisi Hero’yu görmek için, karşı kıyıdan yüzerek buraya geliyor. Genç kız da sevgilisine yol göstermek için, her gece Kız Kulesi’nin bulunduğu kayalıklara ateş yakıyor. Fırtınalı bir gecede genç kızın yaktığı ateş sönüyor ve Leandros yolunu kaybediyor. Boğazın serin ve karanlık sularında boğulup giden talihsiz Leandros’un acısına dayanamayan Hero da kendi elleriyle hayatına son veriyor.

Yılanla Gelen Ecel

Bizans dönemiyle ilgili efsane de eski Yunan efsanesindeki gibi kötü sonla bitiyor. Falcılar, Bizans kralına, ‘Sevgili kızın, yılan sokmasından ölecek’ diye, kötü bir haber veriyor. Kral, kızını yılan sokmasın diye, Kız Kulesi’nin bulunduğu kayalıklara bir ev yaptırıp, kızını buraya yerleştiriyor. Ancak genç bir subay, kralın kızına aşık oluyor. Günlerden bir gün, genç subay, prensese sunmak için bir demet çiçek hazırlıyor. Çiçek demetinin içinde gizlenen bir yılan, talihsiz prensesi sokup öldürüyor.

Ve Diğer Kız Kulesi Efsaneleri

Selçuklu dönemiyle ilişkilendirilen bir Battal Gazi efsanesi ise “mutlu son”la bitiyor. Battal Gazi, Üsküdar tekfurunun kızına aşık oluyor. Tekfur da kızını burada yaptırdığı kuleye hapsediyor. Bunu öğrenen Battal Gazi, Tekfur’un kızını kaçırıyor.

Ünlü gezgin Evliya Çelebi’nin hikâyesi de Osmanlı döneminde geçiyor. Çelebi, Sultan Bayezid-i Veli zamanında Kız Kulesi’nde yaşayan bir velinin, her gün cübbesinin eteklerini toplayıp denizin üstüne oturarak Sarayburnu’na gittiğini ve sarayda padişaha ders verdiğini anlatıyor.

Kız Kulesi Manzarası

Efsanelerden Gerçeğe Kız Kulesi

Efsanelerden gerçeğe adım attığımızda ise Üsküdar’da Salacak’ın 150–200 metre açıklarında, Kız Kulesi’nin bulunduğu kayalıklarda “insan yapısı” bir bina bulunduğuna dair ilk kesin bilgiler, XII. yüzyıla dayanıyor. Bizans İmparatoru I. Manuel Komnenos’un Boğaz’ın Marmara’ya bakan tarafına iki tane savunma kulesi yaptırdığı kayıtlarda yer alıyor. Biri Kız Kulesi’nin bulunduğu yerde, diğeri de Sarayburnu kıyılarında. Hatta bu kuleler arasına, deniz yoluyla yapılan kaçakçılıkları önlemek amacıyla zincir gerildiği bilgisi de günümüze kadar ulaşıyor.

Deniz feneri işlevi göre kulenin Osmanlı dönemindeki son büyük onarımı II. Mahmut tarafından yapılıyor. Hattat Rakım’ın kitabesiyle belgelenen ve 1832–1833 yıllarında gerçekleşen bu onarım Kız Kulesi’ne bugünkü şeklini veriyor. Kule daha sonra 1943 yılında içeriden betonla çevriliyor. 1959 yılında askeriyeye devredilen kule, bir süre radar istasyonu olarak kullanılıyor. Kız Kulesi, 1982 yılında Türkiye Denizcilik İşletmeleri’ne devrediliyor ve bu dönemde bir ara siyanür deposu olarak kullanılıyor.

'Yeni' Kız Kulesi

Cumhuriyetin ilânını izleyen yıllar boyunca Kız Kulesi uzunca bir süre, denizin ortasında tek başına kalmaya devam etti. Kule ardından özel bir kuruluş tarafından restore edilerek uzunca bir süreliğine kiralandı. Restorasyonu gerçekleştiren ekip, üniversite arşivleri ve kütüphaneler başta olmak üzere ulaşılabilen tüm verileri taradı ve yazılı kaynaklar, arşiv belgeleri, gravürler, eski fotoğraflar, sözlü ve yazılı anlatımları tek tek değerlendirdi. Restorasyona başlandıktan sonraki süreç içinde Kız Kulesi'nde daha önceden ön görülmeyen tarihi bulgular da ortaya çıkarıldı. Böylece çok uzun bir zaman diliminden sonra ilk kez insanlar kuleye ayak basma, onu yakından görme, dokunma imkânı buldu.

Kız Kulesi Gece Manzarası

Kız Kulesi'ni yaşayın!

Kule, restorasyonun tamamlanmasından bu yana restoran olarak hizmet veriyor. Kız Kulesi’ni Pazartesi hariç, saat 12.00 ile 19.00 arası ziyaret edebilirsiniz. 20.00–01.00 saatleri arasında ise restoran olarak hizmet veriyor. Kuleye, Salacak, Kabataş ve Ortaköy'den kalkan motorlarla ulaşabilirsiniz.

Kız Kulesi ile ilgili diğer yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.

Yorum bırakarak düşüncelerini bizimle paylaşmaya ne dersin?

Sen de kişisel yorumunu etiketiyle yazabilirsin.


Bu içeriklere de göz atmak ister misin ?