Kumkapı Meyhanelerinde Bir İstanbul Eğlencesi

Kumkapı, rakı eşliğinde balık ve mezelerin yendiği, masalarında gezici müzisyenlerin dolaştığı meyhane kültürünü yüzyıllardır yaşatan bir semt…

26.02.2017

Kumkapı semti, Bizans döneminde bir balıkçı köyü olarak kurulmuş. O dönemki adıyla Kostonkalion olan limanıyla denizcilerin de uğrak yeri olmuş. Günlerce gemilerde yaşayan denizcilerin kara özlemini gidermek için ilk uğradığı bu balıkçı köyünün meyhanelerin başkenti olması boşuna değil. Osmanlı döneminde de yemeye, içmeye ve eğlenmeye düşkün, meyhanelerin hem işletmecisi hem de müdavimi olan Ermeni ve Rum vatandaşların yoğun olarak yaşadığı bir bölge olan Kumkapı, bin yılı aşkın bir süredir meyhane geleneğini hâlâ sürdürüyor.

Kumkapı Sokakları

Rakı-Balık Keyfi

Birbirinden lezzetli balıkların, mezelerin ve rakının karışımıyla oluşan kendine has kokusunun yayıldığı, Arnavut kaldırımlı Kumkapı sokaklarında akşamın ilk saatlerinde başlayan eğlence sabaha kadar sürer.

Meyhanelerin mönüsünde, topik, fasulye pilaki, çerkez tavuğu, fava, humus, haydari, acılı ezme, çiroz, lakerda ve midye dolma gibi geleneksel Osmanlı mezeleri yer alır. Mezelerden sonra ana yemek olarak mevsimine göre değişen taze balık çeşitleri sunulur. Yemeğe ise genellikle “rakı” eşlik etse de dileyenler diğer alkollü içecekleri de tercih edebilir.

Her birinde farklı dilden bir sohbetin yapıldığı masalara bu semtte yoğun olarak yaşayan Roman müzisyenler konuk olur. Keman, darbuka ve klarnet çalarak masanıza gelen bu gezici müzisyenlerden geleneksel Türk müziklerini (fasıl) dinleyebilir, bazı meyhanelerde ise oryantal dans şovlarını izleyebilirsiniz. 

Yorum bırakarak düşüncelerini bizimle paylaşmaya ne dersin?

Sen de kişisel yorumunu etiketiyle yazabilirsin.


Bu içeriklere de göz atmak ister misin ?