Muhteşem Süleyman’ın “Muhteşem Süleymaniye”si

Mimar Sinan’ın İstanbul’daki en önemli eseri, Süleymaniye Camii ve külliyesidir.

29.06.2017

Okul, Kütüphane, hamam, aşevi, kervansaray, hastane ve dükkânlarıyla neredeyse küçük bir şehir görünümündeki külliyenin, yüzyıllar boyu İstanbul’da yaşanan onca depreme rağmen en küçük bir çiziği bile yoktur. Bu bile Mimar Sinan’ın dehasının önemli bir göstergesidir aslında. Satır aralarından Sinan’ın, en sevdiği padişah olduğuna kanaat getirdiğimiz Kanuni Sultan Süleyman için yaptığı cami, Ayasofya’nın İstanbul’daki saltanatına son verecek kadar iddialı.

Süleymaniye, Sinan için Ayasofya'yı hem yüceltmek hem de eksiklerini aşmak için bir basamak olmuştur. Sinan, Süleymaniye’yi sadece cami olarak değil, “külliye” yani bir yaşam merkezi, bir sosyo-kültürel kompleks olması için inşa etmiş. Gerçekten de yapıldığı dönem ve daha sonraki dönemlerde gelişerek şehrin önemli merkezlerinden biri haline gelmiş. Sinan’ın tasarladığı ve “fil ayak” olarak adlandırılan dört büyük kolon üzerine oturtulan yarım kubbeli camilerin en büyüğü Süleymaniye’dir. Rivayet edilir ki Süleymaniye’nin kubbesi Hz. Muhammed’i, dört minaresi de dört halifesini simgeler. Bir başka rivayete göre de dört minaresi, yapıyı inşa ettiren Kanuni Sultan Süleyman’ın İstanbul’un fethinden sonra dördüncü padişah olduğuna; şerefelerin on tane oluşu ise Kanuni Sultan Süleyman’ın onuncu Osmanlı padişahı olmasına işaret eder.

Süleymaniye Camii

Sinan, Süleymaniye Camisi’nde istediği akustiği yakalamak için 40 gün nargileyle kubbe altında çalışmış. Kırkıncı günün sonunda da amacına ulaşmış. Süleymaniye ince bir zekânın ve parlak bir yeteneğin ürünüdür. Her detayı incelikle düşünülmüş ve sonunda ortaya incelikle örülmüş bir yaşam merkezi çıkarılmış. Örnek mi istiyorsanız? O halde buyurun:

Süleymaniye Camisi’nde lambalardan çıkan isi toplayan bir is odası bulunur. Sağlanan hava akımı sayesinde en kaliteli mürekkep elde edilir. Süleymaniye’de örümceklerin kubbelere ağ yapmaması için Afrika’dan 300 devekuşu yumurtası getirtilmiş ve yumurtalardan yapılan süslemelerle bunun önüne geçilmiş. Caminin içinde devamlı olarak hoş ve güzel hava bulundurmak için yeraltında yollar kazınmış ve kemerler yapılmış. Caminin tabanının orta kısmında yer alan bu yollar üzerine tahtadan kapaklar konularak aşağıdan gelen hava akımı ile caminin havasının temiz ve aynı zamanda yaz aylarında serin, kış aylarında ise sıcak olması sağlanmış. Caminin arka avlusunda, Kanuni Sultan Süleyman’ın “Saçının tek bir teli için tüm servetimi ayaklarının altına sererim” diyecek kadar çok sevdiği karısı Hürrem Sultan ile kendisinin türbeleri yer alıyor. Kompleksinin bir ucunda ise Mimar Sinan’ın küçük ve gayet mütevazı mezarı.

Yorum bırakarak düşüncelerini bizimle paylaşmaya ne dersin?

Sen de kişisel yorumunu etiketiyle yazabilirsin.


Bu içeriklere de göz atmak ister misin ?