Rumeli Yakası’nın İlk Köyü: Rumelifeneri

Boğaz’a Karadeniz’den giriş yapan gemileri karşılayan Rumelifeneri Köyü, balıkçı teknelerinin yan yana dizildiği limanıyla şirin bir Karadeniz kasabasını andırıyor.

17.06.2017

1856’da Fransızlar tarafından yapılan ve köye adını veren fener, Rumelifeneri Kalesi’yle birlikte köyün iki sembolünden biri. 18 millik görünüş mesafesiyle yıllardır Karadeniz’den geçen gemilere kılavuzluk eden tarihi Rumeli Feneri kulesinin hemen dibinde de halen ziyaret edilebilen Saltuk Baba Türbesi yer alıyor. Rumelifeneri Kalesi ise avlusu, burçları ve surlarıyla ziyaretçilerin uğramadan geçmediği, manzaranın güzelliğinin tadını çıkarırken, Karadeniz’den esen deniz kokan rüzgârı içlerine çektikleri bir köşe.

Rumelifeneri köyünde de aşırı yapılaşmanın önüne geçmek amacıyla inşaat yapımı yasaklanmış. Bir zamanlar bir Rum köyü olan Rumelifeneri, aynı Garipçe Köyü gibi şu an çoğunu Karadenizlilerin oluşturduğu bir yerleşim alanı. Gözümüz eski Rum evlerini arıyor, ancak çoğu yıkılmış. Köyün içerisinde olmasa da birkaç kilometre ilerisindeki koyların yamaçlarında da birbiri ardına yükselen yazlık site inşaatları dikkatimizi çekiyor.

Rumeli Feneri

Rumelifeneri’nin en meşhur restoranı, limanın içerisinde, dalgakıranların hemen üzerindeki Roke Restoran. Seyhan Karan’ın işlettiği Roke Restoran, adını limandaki roke taşlarından alıyor. Yaklaşık 20 yıllık bir müessese olan Roke Restoran, yazlık bahçesiyle sadece yazın ve sonbahar yağmurları başlamadan önceki sezonda hizmet veriyor. Balığı restoranın içinde bulunduğu limana yanaşan teknelerden günlük olarak alıyorlar. Aile işletmesinin eskiden beri var olan kemikleşmiş bir müşteri kitlesi var.

Rumelifeneri Köyü’nü ziyaret edip de birkaç gününü burada geçirmek isteyenler için köyün merkezinden birkaç kilometre ileride yer alan Golden Beach Club’tan başka bir konaklama alternatifi bulunmuyor. Marmaracık Koyu’nda yer alan Golden Beach Club, 220 dönüm arazi üzerine kurulu. Kendine ait koyu ve plajıyla mekân, yazın İstanbul’dan çok uzaklaşmadan yüzmek isteyenler için güzel bir alternatif. Ayrıca, biraz hareket isteyenler için 10 km ilerideki göle düzenlenen ATV turları, safari turu, bisiklet ve kano gibi seçenekler de mevcut. Golden Beach Club’ta, plajın hemen arkasındaki yamaca serpilmiş gibi duran şirin bungalov evlerin yanı sıra, butik otelde de konaklayabiliyorsunuz. Bungalovlar kışın İstanbul’dan uzaklaşıp orman içerisinde denize nazır bir yerde kafa dinlemek ve kuzine soba üzerinde kestane kebap keyfi yapmak isteyenleri de ağırlıyor.

Rumeli Feneri

Bol köpüklü, alabildiğine rüzgârlı ve keyifli geçen bir günün ardından Rumelifeneri’ni ardımızda bırakıyoruz. Burnumuzda iyot kokusuyla nefis balıklar yediğimiz, keyifli sohbetler ettiğimiz, saatlerce dolaşıp bir dirhem yorulmadığımız bugünü tamamlarken Sarıyer’e giden yolun kenarında durup yaban böğürtlenlerinden atıştırıyor, Boğaz’ın girişine tepeden bakan bu güzel manzaraya nazır birkaç fotoğraf çekildikten sonra gene şehrin keşmekeşinin bir parçası olmak üzere yola koyuluyoruz. Ama biliyoruz ki İstanbul’un kalabalığından uzaklaşıp huzur, sükûnet ve doğallığı yaşamak için yolumuz gene buraya düşecek. 

Yorum bırakarak düşüncelerini bizimle paylaşmaya ne dersin?

Sen de kişisel yorumunu etiketiyle yazabilirsin.


Bu içeriklere de göz atmak ister misin ?