Sultanların sarayı Park Bosphorus’ta bir akşam ziyafeti

İstanbul Boğaz’ının büyüleyici manzarasına hakim Park Bosphorus Hotel, Ramazan ayı boyunca sunacağı muhteşem lezzetlerle, misafirlerine keyifli bir iftar yaşatacak.

04.09.2014

Şık ambiyansıyla otelin dikkat çeken bölümlerinden olan Gümüşsuyu Restaurant’ta sunulacak ‘açık büfe’ Ramazan menüsü, her akşam canlı fasıl müziği eşliğinde, benzersiz bir lezzet ve eğlence şöleni sunacak. Gümüşsuyu’nun en iddialı yemeklerini bir araya getirdiği ‘iftar menüsü’, Ramazan ayı boyunca geleneksel mutfağın en seçkin lezzetlerini misafirlerine sunacak.

Park Bosphorus, Gümüşsuyu Restaurant'da İftar keyfi

Geleneksel Türk-Osmanlı mutfağına ait lezzetlere getirdiği farklı yorumlarıyla, lezzet ve kaliteden ödün vermeyenlerin ilk tercihleri arasında yer alan Gümüşsuyu Restaurant, Ramazan ayına özel, Osmanlı Mutfağı ağırlıklı hazırladığı iftar menüsünde, yine geleneksel Türk mutfağının iddialı lezzetleriyle dünya mutfağından farklı seçenekleri kendine has tarzıyla bir araya getirecek. Gümüşsuyu’nun açık büfe iftar menüsünde; bozadan hurmaya, güllaçtan pideye, pestilden, zerdeye yüzlerce çeşit lezzetle iftar sofralarınızı donatacak. Ayrıca Ramazan boyunca sunulacak açık büfe iftarda; Osmanlı şerbetleri, meyve suları, alkolsüz içecekler, çay ve kahve ücretsiz olarak ikram edilecek. Siz de üzerinde dumanı tüten sıcacık bir pide, hurma, nar ve fıstıkla süslenmiş bol sütlü güllaçlı bir iftar hayal ediyorsanız, Gümüşsuyu’nın zengin sofraları Ramazan ayı boyunca lezzet severleri bekliyor. Bu muhteşem iftar keyfini Hezarfen Teras’ta içebileceğiniz nefis kahvelerle taçlandırabileceğiniz açık büfe iftar menüsünün fiyatı ise 110 TL.

Yedi tepeli şehir… Dünyanın göz bebeği… Mitolojilerin odağında, efsanelerin içinde, tılsımlarla dolu: şehr-i İstanbul…

Ermeni yemekleri, Rum müzikleri, Farisi şerbetleri, İbrani çeşmeleri, paşazadelerden kalma konaklarda saklı anılar, Levanten günlükleri, sultan kaftanları... Yahya Kematlı Beyatlı kütüphanesindeyim. Otelin halkla ilişkiler müdürü Esin Batal, zarafetiyle bana eşlik ediyor, önce kütüphanesine geçiyoruz ve anlatıyor: “Evet, kütüphanesi olan tek otel biziz. Burada bir arşiv oluşturmak istiyoruz, çünkü biz otel olarak sadece yedi yıldızlı lüks bir işletme değiliz, devasa bir tarihin üzerindeyiz ve ona sahip çıkıyoruz.” Osmanlı Hariciye Konağı’nın yerinde konumlandırılan ve tarihi Park Otel’in yeni yüzü olan Park Bosphorus Hotel, tarihten ve kültürümüzden gelen misafirperverlik misyonuyla lüksü harmanlıyor.

Konuşmamıza İstanbul’un enfes manzarasına tanık olduğum Hazerfen Teras’ta devam ediyoruz. 2010 yılında CVK Group bünyesine geçen Park Bosphorus Hotel, tarihi Park Otel’in 82 yıllık geçmişine sadık kalınarak hayata geçirilmiş. 4 bin 500 metrekarelik terası, 6 farklı konseptte hazırlanan yiyecek-içecek bölümleri, 618 odası, 8 bin 500 metrekare spa, wellness ve fitness merkezi ile otelcilik hizmet kalitesinin en üst sınırını simgeleyen “deluxe hotel” klasmanında hizmet veriyor. Park Bosphorus Hotel, Türkiye’nin en büyük başkanlık suitine de sahip.

Daha sonra Gümüşsuyu Restaurant’a geçiyoruz. İstanbul manzaralı Terasının bir üst katına çıkıyoruz. Pencereli kubbe mimarisi dikkatimi çekiyor. Gümüşsuyu Restaurant’tayız. Ferah, sakin ve dingin bir mekan. Yemek ziyafetinin lezzetine varabileceğiniz bir mekan ve ambiyans.  Şarap kavını öve öve bitiremiyor. Sommelier danışmanlığı aldıkları menüyü incelerken Vedat Milor notu düşülmüş olduğunu görüyorum: Büyülübağ Vedat Milor Serisi.

Başlangıç için somon fümeye sarılı asma yaprağı dolma, Girit usulü kalamar, ördek etli küçük risottolar ve kümes hayvanları varyasonundan istiyoruz.

Servis dört dörtlük… Personel, kendinizi evinizde hissettiren ölçülü bir yakınlık ve sunum uzmanlığı ile servis ediyor siparişlerimizi.

Ben şahsen lezzetinden çok az kuşku duyduğum mekanlarda sunumdaki estetiğe daha fazla önem gösteririm. Tabaklar adeta birer sanat çalışmasının andıracak şekilde hazırlanmış.

Menüde ana yemeklerde Dana bonfile, Levrek şaşlık, kolçak köfte tatmak istediğim yemekler arasında. Bir öngörüde bulunuyorum, eminim dana bonfile ve levrek itinayla ve farklı bir lezzet anlayışı ile gelecek. Bu yüzden bildik bir tat olan ızgara köfteyi çok merak ediyorum.  

Izgara köfte tabağı minimal bir görünüme sahip olarak geliyor. Merakla tadına bakıyorum. Etlerin özel olarak hazırlandığını, terbiye edildiğini söylememe bile gerek yok.

İstanbul'u ayaklarınız altına seren Hazerfen Teras

Yemek sonrası kahvelerimizi Hazerfen Teras’ta içmeyi teklif ediyorum. Sağolsunlar beni kırmıyorlar. Bir kat altımızda yer alan terasa geçerken, giriş katında yer alan sultan resimleri dikkatimi çekiyor. Soramadan edemiyorum. Osmanlı tarihine damgasını vuran 8 sultan olduklarını öğreniyorum. Otel katlarına isimleri verilmiş. Asaletin, zarafetin ve ihtişamın kusursuz bir kalite anlayışıyla buluştuğu otelin, kadın sultanlara verdiği önem beni bir kez daha mutlu ediyor. Gün boyu bunaltan sıcaklıktan eser yok. Kahvelerimizi terasta boğazın enfes manzarasına karşı yudumluyoruz.

Esin Batal hanıma nezaketi, ilgi ve alakası için teşekkür edip otelden ayrılıyorum. Aklımda adeta saray hissi uyandıran otelden karelerle, tadına baktığım lezzetlerin dimağımdaki izleriyle yürüyerek Taksim meydanına ulaşıyorum.

Güzel ve keyifli bir akşam…

Size tavsiyem, mutlaka Gümüşsuyu Restaurant’a bir akşam ziyafeti için rezervasyon yaptırmanız. Gitmişken de Hazerfen Teras’a mutlaka uğramalısınız. Yemekten sonra bir Osmanlı şerbeti ile veya Türk kahvesi eşliğinde şehrin tadını çıkarmayı deneyebilirsiniz.

Yazar: Şehir Hafiyesi / Kaan Demirdöven

Ulaşım

Adres: Gümüssuyu Mah. Inönü Cad. No:8 Taksim

Telefon: +90 (212) 245 02 24

Yorum bırakarak düşüncelerini bizimle paylaşmaya ne dersin?

Sen de kişisel yorumunu etiketiyle yazabilirsin.


Bu içeriklere de göz atmak ister misin ?