Ayasofya: tarihi yarımadanın mabedi

Hayallerimden biriydi Ayasofya'yı görmek. İstanbul’da yaşayıp da Ayasofya’yı görmemek, eksiklikti. Ayasofya Müzesi ve Ayasofya'yı gelin birlikte keşfe çıkalım.

03.06.2014

Ayasofya, Dünyanın 8. harikası!

İstanbul’da yaşayıp da Ayasofya’yı görmemek, keşfetmemek her İstanbullu için büyük ihmalkarlık ve kayıp. Bunu bu gezi sonrası çok daha iyi anladım. Bu hayalimi gerçekleştirmek için Ayşe Kaynarcalı ve Şebnem Eser Akarsu’nun sahibi olduğu Sacred7 Travel’in “Tarihe Yolculuk’ gezi programına katılmak için bir Pazar günü Sultanahmet’te ekiple buluşuyorum.

İlk kez tanıştığım ama bilgisi ve kültürüyle bizi çabucak etkisine alan, çeyrek asır bu işe gönül vermiş, Türkiye’nin sayılı Türkologlarından Ali Canip Olgunlu’nun rehberliğinde Büyük Ayasofya gezimize başlıyoruz.

 Ayasofya tipik bir bazilika olmasının yanında bir katedral.

aya-sofya-sultanahmetTarihi Yarımada üzerinde inşa ettirilen Ayasofya tipik bir bazilika olmasının yanında bir katedral. 1000 yıl boyunca dünyanın en büyük yapısı olan Ayasofya günümüzde dikkat çekmeyecek kadar küçük görünse de 1500 yıl öncesinin koşulları göz önüne alındığında mimari büyüklüğünün ve verilen emeğin önünde bir kez daha saygıyla eğiliyorsunuz. Maviler- Yeşiller ayaklanmaları sırasında yanan 2. Ayasofya’nın yerine Bizans İmparatoru I. Justinyen tarafından M.S. 532 - 537 yılları arasında bugünkü Büyük Ayasofya inşa ettirilmiş. Hatta Ayasofya’nın inşası sırasında depremde çöken kubbenin yeniden yaptırılmasına kadar süreçte I.Justinyen’in kraliyet tacını takmayı reddettiği de tarih anekdotları arasında yer alır. İmparatorların, kralların ve hükümdarların kimbilir belki de zafer noktası olarak gördüğü bu büyük yapıdan içeriye girdiğiniz anda bu tarihsel karakterlere hak vermemek ve büyülenmemek elde değil. 916 yıl kilise, 482 yılda cami olarak kullanılan Ayasofya’nın görkemi karşısında heyecanlandığınızı hissediyorsunuz. Bu heyecanı tek başınıza yaşamadığınızı, içerideki büyük bir kalabalığı oluşturan turistlerin büyülenmiş bakışlarından da anlıyorsunuz. Böyle büyük ve kutsal bir mabede sahip olmanın heyecanı ve karşı konulmaz gururu da baskın duygularınız arasında yer buluyor. 

aya-sofya-camii

Ayasofya Tarihin Kıyısında Kutsal Emanet 

“Kutsal Hikmet” anlamına gelen Ayasofya bir tam ve iki yarım kubbeden oluşuyor. Yerden yüksekliği 55.60 olan tam kubbenin çapı her açıdan birbirini tutmamakla beraber tam bir çember oluşturmamaktadır. Sonradan ek kubbelerle Ayasofya’ya da imzasını atan, Osmanlı’nın baş mimarı Koca Sinan’ın bu kubbeleri, "ustalık eserim" dediği Selimiye Camisi'yle kıyaslayarak “Ayasofya’yı geçtim” dediği rivayet edilir. Her hükümdarın kendi döneminin damgasını mutlak surette vurmak istediği Ayasofya V. X. ve XIV. yüzyılın izlerini daha çok taşımaktadır. Ana malzemelerini mermer, taş ve tuğla oluşturduğu “Kutsal Emanet” 1453 yılında Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethetmesiyle daha büyük bir önem kazanmıştır. Üç günlük İstanbul yağması esnasında -tarih yapmak kadar korumanın da önemini kavrayan- büyük hükümdar Fatih Sultan Mehmet, Ayasofya ile birlikte dini simgeler için “Ayasofya benimdir, bana aittir.” diyerek el sürdürtmemiş ve yağmadan korumuştur. Fatih Sultan Mehmet’ten sonra gelen padişahlarında cami olarak kullandığı Ayasofya, tarihe ve sanata önem veren bir diğer büyük lider Mustafa Kemal Atatürk emriyle 1935 yılında müze olarak kapılarını ziyaretçilerine açmıştır...

En çok ziyaret edilen müzeler arasında yer alan Ayasofya; sanat ve mimarlık tarihi bakımından dünyanın en önde gelen anıtlardan biri olup, dünyanın 8. harikası olarak gösterilmektedir. Bu yapı daha VI.yy'da Doğu Romalı Philon tarafından da, dünyanın 8.incisi harikası olarak nitelendirilmiştir. Bu hak ettiği sıfatı alması resmileşmese de Ayasofya İstanbul'un en iyi gurur abidelerinden biridir. Bunu Ayasofya'ya ayak basan herkes bilir.

ayasofya-muzesi

Ayasofya Müzesi

En çok ziyaret edilen müzeler arasında yer alan Ayasofya; sanat ve mimarlık tarihi bakımından dünyanın en önde gelen anıtlardan biri olup, dünyanın 8. harikası olarak gösterilmektedir. Bu yapı daha 6.yy'da Doğu Romalı Philon tarafından da, dünyanın 8.incisi harikası olarak nitelendirilmiştir. Bugünkü Ayasofya aynı yerde fakat öncekilerinden farklı bir mimari anlayışla yapılmış olan üçüncü yapıdır. Bu yapı, İmparator Justinianos tarafından (527-565) dönemin iki önemli Mimarı olan Tralles'li (Aydın) Anthemios ile Miletos'lu (Balat) İsidoros'a yaptırılmıştır. Yapım çalışmaları sırasında iki baş mimar ile birlikte 100 mimar ve her mimarın emrinde 100 işçi çalıştığı kaynaklarda geçmektedir. Yapımına 23 Şubat 532'de başlanmış, 5 yıl 10 ay gibi kısa bir sürede tamamlanarak büyük bir törenle, 27 Aralık 537' de ibadete açılmıştır.

916 yıl kilise olan yapı, 1453 Yılında Fatih Sultan Mehmed tarafından İstanbul'un fethiyle camiye çevrilerek, 482 yıl cami olarak kullanılmıştır. 


Ayasofya Müzesi'ne nasıl gidilir?

Toplu taşıma aracı Bağcılar - Kabataş hattını kullanarak Sultanahmet durağında inerek Ayasofya'ya gidebilirsiniz. 

Ayasofya Müzesi'ni gezmek isteyenler için;

YAZ SEZONU- 15 NİSAN - 1 KASIM ARASI 09.00 - 19.00
Gişe Kapanış Saati: 18.00

KIŞ SEZONU- 1 KASIM - 15 NİSAN ARASI 09.00 - 17.00
Gişe Kapanış Saati: 16.00

Giriş Ücreti: 30 TL.


Yazı ve Fotoğraf: Çiğdem Sucuğ

Yorum bırakarak düşüncelerini bizimle paylaşmaya ne dersin?

Sen de kişisel yorumunu etiketiyle yazabilirsin.