Yeşille Mavinin Buluştuğu Yer: Anadolu Kavağı

Her köşesinde denizle bütünleşmiş bir yaşamın izlerini görebileceğiniz şirin bir sahil köyü Anadolu Kavağı. Balık lokantaları, hediyelik eşya satan dükkanları, emektar tekneleri ve her yıl yüzlerce turisti ağırlayan tarihi anıtları…

22.07.2017

Anadolu Kavağı her mevsim uzaklaşmak için ideal bir yer. Şehrin kalabalığından, gündelik hayatın rutininden kaçıp sığınılacak bir liman gibi adeta. İstanbul’un Karadeniz’le buluştuğu noktada, maviyle yeşilin iç içe geçtiği şirin bir sahil köyü.

Mavi ve Yeşile Doğru…

Coğrafi konumuyla, Marmara’dan Karadeniz’e açılan bir kapı olma özelliğini taşıyan Anadolu Kavağı’na kara yoluyla, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nden Beykoz sapağını kullanarak ulaşılabileceğiniz gibi deniz yolunu da tercih edebilirsiniz. Deniz yolunu seçerseniz, Eminönü ve Kadıköy’den kalkan şehir hatları vapurlarıyla yapacağınız yolculuk sırasında İstanbul Boğazı’nın tüm güzelliklerine şahit olabilir, vapurun iskele verdiği her semte uğrama şansını yakalayabilirsiniz. Ayrıca, kısa bir deniz yoluculuğunu tercih ediyorsanız Sarıyer’den her saat başı kalkan vapurları da tercih edebilirsiniz.

Anadolu Kavağı

Eğer kara yolundan giderseniz, yolunuzun üzerinde bulunan, yeşillikler içindeki İstanbul’un en yüksek tepesi olan Yuşa Tepesi’nde mola vermenizi öneririz. Halk arasındaki yaygın bir inanışa göre, Yuşa Peygamber’in mezarının burada bulunuyor ve burada dilenen dilekler mutlaka gerçekleşiyor. Bu nedenle, 1755 yılında inşa edilen Yuşa Camii ve Türbesi’nde gezerken, söz verdikleri adakları yerine getirmek ve yeni isteklerde bulunmak için gelenlerin çoğunlukta olduğunu görüyorsunuz.

Hediyelik eşya satan tezgâhların da bulunduğu Yuşa Tepesi’nin tertemiz havasında yürüyüş yapmanızı ve Gizli Bahçe’de bir mola vererek şehri bir de “en yüksek tepesinden” izlemenizi öneririz. Ancak gözlemelerin kışkırtıcı kokusuna sakın kanmayın. Zira Anadolu Kavağı’nda mükellef bir balık ziyafeti sizi bekliyor.

İki Denizin Buluşması

Askeri bölge ve SİT alanı olması nedeniyle, yeşilinden hiçbir şey kaybetmeyen Anadolu Kavağı’nda gidilecek ilk yer Yoros Kalesi. İskeleden yapacağınız yaklaşık yirmi dakikalık bir yürüyüşle varacağınız Yoros Kalesi, Anadolu Kavağı’nın adeta simgesi niteliğinde. Savunma amacıyla 1190 yılında Cenevizliler tarafından yapılan ve bu nedenle Ceneviz Kalesi olarak da bilinen kalenin, tarihi kadar manzarası da görülmeye değer.

Anadolu Kavağı

Yoros Kalesi’ne çıkarken dilerseniz yolunuzun üzerinde bulunan Yoros Çay Bahçesi’nde bir mola verebilirsiniz. Zira Yoros Kalesi’ne ulaşabilmeniz için oldukça dik bir yokuşu tırmanmanız gerekiyor. Yoros Kalesi’ne vardığınızda, yeşil ile mavinin, Marmara ile Karadeniz’in buluştuğu noktadaki doğa şölenini doyasıya içinize çekin.

Canlı bunlar!

Yoros Kalesi’nin büyüleyici manzarasından kopabilirseniz, Anadolu Kavağı’nın özellikle vapur saatlerinde daha da kalabalıklaşan, cıvıl cıvıl sahilinde gezebilir, acıktığınız zaman da kendinize bir balık ziyafeti çekebilirsiniz.

Sahilde mevsimin tüm balıklarını ayaküstü atıştırabileceğiniz balıkçı tezgâhları olduğu gibi birçok restoran da mevcut.

Tarihi çınar ağaçlarının gölgesinde kurulu balık ve waffle tezgahlarının oluşturduğu rengarenk lezzet cümbüşünün yanı sıra ‘İsmail’in Yeri”, kavağın en popüler restoranlarından biri. Vapur iskelesinin hemen yanı başında yirmi yıldır hizmet veren İsmail’in Yeri’nde, özellikle midye ve kalamar yemenizi öneririz.

Anadolu Kavağı

Yoros Kalesi nedeniyle her mevsim çok sayıda turisti ağırlayan Anadolu Kavağı’nda, ahşap evlerinin süslediği dar sokaklar da size keyifli bir gezinti vadediyor. Yürüyüş
yaparken, halk arasında suyu ‘şifalı’ olduğuna inanılan Kumdöken Çeşmesi’nden su içmeyi unutmayın. “Hazır gelmişken biraz alışveriş yapayım diyorsanız” önerimiz, şile bezinden dikilmiş giysilerden ya da Isparta’da gelen ipek kilimlerden almanız.

Doğası dışında, neredeyse elli yıldır nüfusu da değişmeyen Anadolu Kavağı’nda akşamlar oldukça sakin geçiyor. Şehir telaşını geride bıraktığınız bu tatlı kaçamağı uzatmak istiyorsanız, Anadolu Kavağı’nda konaklayabileceğiniz bir tek adres var: Sahildeki Taşlı Yalı Butik Otel. Otelin restoranında denize karşı bir şeyler yiyip içebilir ve ertesi günü düşünmeden deniz konusunu içinize çekebilirsiniz.

Yorum bırakarak düşüncelerini bizimle paylaşmaya ne dersin?

Sen de kişisel yorumunu etiketiyle yazabilirsin.


Bu içeriklere de göz atmak ister misin ?